SINAV SÜRECİ ve KAYGI

SINAV SÜRECİ ve KAYGI

Çocuklarımızın bir şeyleri başarmaya çalıştığı gelişim dönemlerinde kafamızdaki ideal anne baba tutumu, çocuklara kol kanat germemiz gerektiğini söyler durur. Bugün tek başına beceremez diyerek onlara yardım ediyoruz. Yarın, okul ödevlerine, üniversite sınavlarına, üniversiteyi bitince iş bulmasına kadar giden bir süreçte çocuklarımızın yanında olmaya çalışıyoruz. İşin doğrusu çocuklarımıza anne baba olarak destek istediklerinde yapabileceklerimiz ile katkı

Çocuklarımızın bir şeyleri başarmaya çalıştığı gelişim dönemlerinde kafamızdaki ideal anne baba tutumu, çocuklara kol kanat germemiz gerektiğini söyler durur. Bugün tek başına beceremez diyerek onlara yardım ediyoruz. Yarın, okul ödevlerine, üniversite sınavlarına, üniversiteyi bitince iş bulmasına kadar giden bir süreçte çocuklarımızın yanında olmaya çalışıyoruz. İşin doğrusu çocuklarımıza anne baba olarak destek istediklerinde yapabileceklerimiz ile katkı sağlamak olmalıdır. Böylece kendine güvenen ve sorumluluk alan, iş başaran, karar alan birey olan insan yetiştiririz.

Çocuklarımızın bir birey olduğunu, bizlerden bağımsız kişilik geliştirdiklerini unutmadan, eksiklerimizi telafi ederek onların karşısında daha donanımlı olmak, bizlere ihtiyacı olduklarında yardım etmektir.

Çocuklarımızın sınava hazırlanması ayrı bir süreç, hazırlık süreci sonrası sınava girmeleri daha ayrı bir süreç olarak karşımıza çıkar. Sınav günü saati ve tarihi bellidir. Uzmanlar, bu konuda çocuklarımızın ne yapması gerektiğini bilimsel veriler ışığında açıklarlar. Bunun üzerine yetmiyormuş gibi tüm ailece çocuğumuzu sınav salonuna gönderir, sınava girdiği okulun bahçesinde sınav bitene kadar bekleriz. Doğaldır ki, bu durum çocuk üzerinde sınava hazırlık sürecinde devam eden baskı sürecinin son halkasıdır. Sana güveniyoruz. Güvenimizi boşa çıkarma tüm aile senin arkandayız, başarısız olursan komşular ne der mesajını istemeyerek veririz. Bu durum sınava giren gencimize anne babanın mesajlarını verirken, aynı zamanda gencin omuzlarına ağır bir yük yükler. Artık genç kendisi değil başkaları içinde başarmak zorunda olduğu bir durumdadır. Anne baba başta olmak üzere tüm mahallelinin beklentisi gencin başarılı olmasıdır. Gencin üzerinde yükün ağırlığı artmıştır, başarılı olması kaçınılmaz bir duruma itilmiştir. Yoksa…

Öğrencimizin kaygılanması doğaldır. Bu süreç gencin dışında oluşturulmuş, yük olarak gencin omuzlarındadır ve baskı oluşturmaktadır. Çoğu zaman gencin, yükseköğretim hayali anne baba tarafından belirlenmekte bu durumda yine baskı unsuru olarak gence yansımaktadır. Bütün bunlar öğrencinin kaygısını artıran dış sebeplerdir.

Bir de gencin gelişim döneminin getirdiği problemleri çözmek, sınav sürecinde eksik konularını telafi etmek, sınav sürecini verimli şekilde yönetmek, zamanı etkin kullanmak sorunları eklenirse… Bu durumu başarı ile yöneten genç hedeflediği sıralamada kendine yer bulurken süreçtebaşarılı yönetemediği durumda hedefine ulaşamayacaktır. Bu durum birey için başarısızlık olarak yansıyacak, çevreye de açıklanması gerek bir tablo oluşacaktır.

Sınav süreci ve kaygı önemlidir. Sürecin akıllıca yönetilmesi gerekir. Çocuğun doğumundan itibaren istenilen anne baba tutumlarıyla donanmış ebeveynlerin, çocuğun gelişimin her döneminde çocuğun yardım ve ihtiyaçları istenen yardım ölçüsünde destek sunulmalıdır. Çocuğun bireyselleşmesi ve kendisini gerçekleştirmesi beklenmelidir. Çocuk kendi ihtiyaçlarını bilen, hedeflerini ilgi ve yetenekleri doğrultusunda belirleyen, o doğrultuda öğrenme ve kendisini gerçekleştirme konusunda motive olmalıdır. Çocuk, bu anlamda da hem kendini gerçekleştirecek hem iş doyumu ve mutluluk anlamında hedefini gerçekleştirmiş olacaktır.

Araştırmalara göre, aşırı kaygı öğrenmeyi güçleştirir. Bir öğrencinin çalışma sebepleri arttıkça akademik başarısı da düşer. Kaygı düzeyi düşük olan öğrencilerin ve kaygı düzeyi çok yüksek olan öğrencilerin akademik başarısı düşük olur. Orta düzeyde kaygılı olanların başarı düzeyleri ise diğer gruplara oranla daha yüksektir. İnisiyatif, sınava hazırlanan gençte olmalıdır, kendi öğrenme ihtiyacı noktasında hedef belirlemelidir.

Ebeveynler, çocuklarına yardımcı olabilmek için donanımlı olmalıdır. Demokratik anne baba tutumu, sınava hazırlanan gencin kaygılarını azaltmayı, verimliliği, üretkenliği hedefleyen bir tutumdur.

Aile bireyleri arasında sevgi ve saygıyı, otorite yerine birlikte karar almayı, iletişimde bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarına saygıyı esas alır. Birey ilgilenildiğini, ihtiyaçlarının kendisine danışılarak giderildiğini, adam yerine konulduğunu, önemsenildiğini hisseder.

Ailede kurallar vardır, konulan her kuralın nedenleri bellidir. Hayır, deniyorsa bir durumda, nedeni açıklanarak alternatifi önerilir. Bu tutumla yetişen çocuk kendisini gerçekleştirir, arzu edilen bir kaygı düzeyi ile başarılı olur. Bireyin motivasyonu yüksektir. Bu tutumla yetişen çocuklarında empati becerisi istenilen düzeydedir.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar