BENİM AİLEM HANGİSİ?

BENİM AİLEM HANGİSİ?

Ait olmak vardır insanın hayatındaki birçok şeyin temelinde. Aile aidiyet duygusunun hissedildiği en önemli yerdir. Erkek ve kadının ortak yaşama sahip olmasıyla oluşur aile ortamı, çocuğun dünyaya gelmesi ile birlikte de ideal aile, ideal çocuk kavramlarını daha çok ön plana çıkarırlar hayatlarında. Anne ve babalar, çocuklarını doğru kabul edilen toplum kurallarına ve içinde yaşadığı kültüre

Ait olmak vardır insanın hayatındaki birçok şeyin temelinde. Aile aidiyet duygusunun hissedildiği en önemli yerdir. Erkek ve kadının ortak yaşama sahip olmasıyla oluşur aile ortamı, çocuğun dünyaya gelmesi ile birlikte de ideal aile, ideal çocuk kavramlarını daha çok ön plana çıkarırlar hayatlarında. Anne ve babalar, çocuklarını doğru kabul edilen toplum kurallarına ve içinde yaşadığı kültüre göre yetiştirirler. Çocuk doğumdan itibaren etrafındaki çevreye uyum çabası gösterirken, bu çabasında en büyük desteği anne ve babasından alır.

Çocuk kendini ifade edebilmeyi aynı zamanda da kendini yöneten bir birey olabilmeyi ailesinden öğrenir. Kısaca çocuk anne-babayı bir rol model alarak anne-babanın davranışlarını, yaşam biçimlerini taklit yoluyla öğrenmektedir.

Anne-baba tutumlarının, çocukların kişilik ve karakterlerinin oluşmasında etkisi oldukça büyüktür. Aile ortamının kurulmasında mimar olarak görülen anne-babaların kişilikleri, karakterleri, hal ve hareketleri aile bireylerinin tümünü etkisi altına almaktadır. Aile ortamında çocukların disiplinli bir şekilde yetişmesinde anne-babaların çocuklarına sergilediği tutumlar, bazen olumlu bazen de olumsuz izler bırakmaktadır. Çocukların yetişmesinde önemli olan bu tutumlardan yaygın olanlar şöyle sıralanmaktadır:

Aşırı Koruyucu Anne-Baba Tutumu

Koruma, normal bir annelik ve babalık davranışıdır. Ancak anne vebabanın göstermiş olduğu aşırı kollama ve koruma davranışı çocuğun kendini gerçekleştireceği faaliyetleri engelleyebilmektedir. Bu tutumda anne ve babalar çocuklarıyla aşırı bir şekilde ilgilenerek çocuklarının kendilerine bağımlı olmalarını ve her şeyi kendilerine danışılmasını isterler. Çocuk kendi ihtiyaçlarını karşılayacak belli bir yaşa gelse bile anne baba çocuğuna kendi elleriyle yemek yedirir, ya da kendi yatağında çocuğunu uyutur. Bu durum daha çok anne ve çocuk ilişkisinde ortaya çıkmaktadır. Anne, çocuğu kaç yaşında olursa olsun bir bebek gibi bakarak ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir.

Özellikle anne tarafından gerçekleştirilen bebekleştirme davranışı,  aşırı korumacı tutumunun tipik bir özelliğidir. Aşırı koruyucu anne baba tutumları ile büyüyen bu çocukların özelliklerine baktığımızda ise çocuk kendi başına karar vermede güçlük yaşadığı gibi aile dışındaki kişilerle de ilişki kuramazlar. Çocuk devamlı olarak bir yetişkin tarafından korunma ihtiyacı hisseder. Bunun yanı sıra çocukların öz güvenleri zayıf, girişimci olmayan, sorumluluk almaktan çekinen, kendi yapmaları gereken işleri başkalarının yapmasını bekleyen, zayıf kişilikler sergileyen bireyler olabilirler.

Demokratik Anne-Baba Tutumu

Anne-baba tutumları arasında en sağlıklı olan ve çocuğun yaptığı davranışları ceza ve şiddet yerine açıklayarak yanlışları anlatan, kuralların açık olduğu fırsatlarının tanındığı bir ortamdır. Bu tutuma sahip anne babalar çocuklarına karşı destekleyici ve sıcak davranırlar. Aynı zamanda da aile üyeleri birbirine söz hakkı verir ve çocuğun düşüncelerine saygı gösterirler. Bu tutumu sergileyen anne babalar her çocuğun kendisine has, biricik ve tek olduğunu kabul ederek çocuğun kendini gerçekleştirmesine izin verir ve bunun için yardım eder.

Çocuğun barınma, beslenme, korunma gibi temel ihtiyaçlarının yanı sıra ona sevgi gösterir. Demokratik tutuma sahip anne babalar her çocuğun kendine özgü bir gelişim kapasitesi olduğunu bilir ve ona uygun bir şekilde davranırlar. Aile ortamında anne babalar çocuklarıyla birlikte ortak etkinliklerde bulunurlar ve çocuklarına sorumluluk verirler. Böyle bir ailede yetişen çocuklar küçük yaştan başlayarak sorumluluk almaya hazır hale gelirler. Uzmanlar demokratik aile ortamında ilgi ve şefkat görerek büyüyen çocukların topluma kabul edilme, çevre ile iyi ilişkiler kurma eğilimlerinin yüksek olduğunu belirtmektedir. Anne babanın çocuğuna karşı hoşgörüsünün normal bir düzeyde sağlanması çocuğun ileriki yaşamında temel güven duyguları gelişmiş, sorumluluk sahibi olmuş, insanlara güvenebilen ve fikir üretmeye istekli bireyler olabileceğini söyleyebiliriz.

Otoriter Anne-Baba Tutumu

Bu tutumun temel niteliği anne ve babanın çocuğa karşı gösterdiği baskıdır. Anne ve baba çocuklarına kesin olarak hâkim olduklarına inanırlar.

Otoriter tutum çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Ne yazık ki geleneksel aile yapımızda bu tür tutuma sık sık rastlanmaktadır. Otoriter anne-baba çocuğunun yaptığı her davranışı kontrol etmeye ve şekil vermeye çalışır. Çocuğunu sözlü olarak cesaretlendirmez aynı zamanda da annenin ve babanın sözlerinin doğru olarak kabul edilmesi gerektiğine inanır. Böyle bir tutumla yetiştirilmiş çocuklar azarlanma, dışlanma, reddedilme ve cezalandırmaya sıklıkla maruz kalırlar. Çocuk, cezalandırılma korkusundan dolayı anne babanın isteklerine boyun eğer ve böylelikle bu tutumla yetişen çocukların duygu ve düşünceleri bastırılır. Hatta çocuğun istenmeyen davranışları dayakla bile engellenebilir.

Bu tutum içerisinde baskı altında büyüyen çocuklarda genellikle aşağılık duygusu gelişebildiği gibi sıklıkla ağlayan çocuklar olduğu görülür. Çocuk attığı her adımda yanlış yapma korkusu içindedir. Bu şekilde yetiştirilen çocuklar daha kolay boyun eğen, korkak, çekingen, kendinden istenenleri fazlasıyla yerine getiren, kendinden güçsüz kişilere karşı saldırgan, isyankar davranan ve kural tanımayan bir kişilik geliştirebilirler.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar