MUTLU ÇOCUK İÇİN MUTLU EBEVEYN

MUTLU ÇOCUK İÇİN MUTLU EBEVEYN

Kendi ilgi alanı olan kendine zaman ayıran, daha doğrusu kendi dünyası olan bireylerin omuzlarına, bebek dünyaya geldiğinde anne-baba olmanın sorumluluğu yükleniyor. Hayatınız sadece ben iken ben ve o, yani biz oluyor. Anne-baba olunca dünya çocuğun etrafında dönmeye başlıyor. Anne-baba çocuğunu mutlu etmeye, mükemmel ebeveyn olmaya, onunla ilgilenmeye, ona doyum sağlamaya o kadar odaklanmıştır ki kendi

Kendi ilgi alanı olan kendine zaman ayıran, daha doğrusu kendi dünyası olan bireylerin omuzlarına, bebek dünyaya geldiğinde anne-baba olmanın sorumluluğu yükleniyor. Hayatınız sadece ben iken ben ve o, yani biz oluyor. Anne-baba olunca dünya çocuğun etrafında dönmeye başlıyor. Anne-baba çocuğunu mutlu etmeye, mükemmel ebeveyn olmaya, onunla ilgilenmeye, ona doyum sağlamaya o kadar odaklanmıştır ki kendi hayatını geri plana attığını fark etmez.

Çocuğun okulu, yeme düzeni, uyku saati, oyun oynaması derken olay öyle bir noktaya gidiyor ki anne-baba kendisi için 30 dakika ayıramaz oluyor. Sonrasında mutsuz, kendine değer vermeyen anne-baba olarak mutlu, keyifli, hayattan zevk almayı bilen çocuk yetiştirmeye çalışılıyor. Ebeveyn kendine zaman ayırmayıp sevdiği şeylerden uzak kalır, kendini mutlu edecek hiçbir şey yapmazsa eğer deşarj olamaz. Deşarj olmayan anne-baba ne kadar çocuğu için güzel olanı yapmaya çalışsa da istediği doyuma ulaşamaz.

Mükemmel olmaya çalışan anne kaygı ve yetersizlik duygularıyla baş başa kalır. Yaşadığı kaygıyla başa çıkmak anne için çok zordur ve bu mücadele içerisinde tükenir.

ARADAKİ FARKI SAYILARLA ÖLÇÜN

Çocuk sahibi olmadan önceki hayatınızla çocuk sahibi olduktan sonraki hayatınızda elbette gözle görünür farklılıklar olacaktır. Dikkatten kaçırılmaması gereken konu kendinizi ihmal etmemeniz. Tabi ki yeni sorumluluklar yeni bir hayat bekliyor sizi ebeveyn olduktan sonra eskiden yaptığınız her şeyi yapabilmeniz mümkün değil. Sadece anne ve baba kimliğinizin olmadığı, çocuk sahibi olmadan önce de hayatta varlık sürdürdüğünüzü kendinize sık sık hatırlatmalısınız.
Kendinize sormanız gereken sorular:
• Çocuğum olmadan önce neler yapardım?
• Nelerden keyif alırdım?
• Kendime ne kadar zaman ayırırdım?
• Ne kadar mutluydum?
• Aynı soruları kendinize şimdi şu şekildesorun
• Çocuğum olduktan sonra neler yapıyorum?
• Nelerden keyif alıyorum?
• Kendime ne kadar zaman ayırıyorum?
• Ne kadar mutluyum?

Çocuktan önceki hayatımda ne kadar mutluydum sorusunu, 1 çok mutsuz, 10 çok mutlu olacak şekilde puanlayın. Şuan yaşadığınız hayatla ilgili aynı puanlamayı yapın. Bu iki cevap arasında puan farkı ne kadar fazla ise kendinizi o kadar ihmal etmiş ve kendinizi unutmuşsunuz demektir.

YAPABİLECEKLERİNİZ VAR

Bu duruma karşı neler yapabiliriz?
• Sevdiğiniz, size keyif veren alışkanlıklarınıza geri dönmeye çalışın.
• Her günün sonunda bugün kendim için ne yaptım sorusunu kendinize sorun.
• Gün içinde kendiniz için küçük kaçamaklar yapın.
• Yaptığınız her etkinliğe çocuklarınızı dahil etmeyin.
• Sorumluluklarınızdan zaman buldukça kendinize küçük de olsa ödüller vermeye çalışın.
• Bütün sorumluluğu tek başınıza üstlenmeyin. Eşinizden ve çevrenizdekilerden destek istemekten çekinmeyin.
• Kendi hayatınızla çocuğunuzun hayatını ayrıştırın.
• Çocuklarınızla geçirdiğiniz zaman çok kıymetli ve değerli bu yüzden önceliğiniz zaman geçirmek değil keyifli zaman geçirmek olsun.
• Önemli olan kaliteli zaman geçirmek. Çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın süresi önemli değil o zamanı nasıl geçirdiğiniz önemli.
• Çocuğunuzun zamanını sürekli doldurmaya çalışmayın.

SINIRLARINIZI KORUYUN

Anne-baba çocuklarını ne kadar sosyal aktiviteye, kursa götürse sanki o kadar ilgilenmiş gibi hissedip kendini rahatlatmaya çalışır. Sanki ilgilenemediği zamanı bu şekilde telafi ediyormuş gibi. Çocuklarınızın sizinle geçirdiği keyifli zaman hepsinden kıymetli bunu unutmayın. Çocuklarınızı oradan oraya koşturmak yerine keyifli, kaliteli zamana geçirin yeterli. Siz ne kadar mutluysanız çocuklarınızda o kadar mutlu olur.

Çocuğunuz için kendinizden vazgeçmeyin. Mutlu, kendine güvenen çocuk yetiştirmek istiyorsanız sınırlarını korumanız gerekiyor. Siz kendinize saygı duyup önemsemezseniz başkasından saygı göremezsiniz. Kendinize yatırım yapın, çocuklarınız sizden öğrenir.

Toplum, ebeveynlerden çocuklarını hayatlarının merkezine alınması bekler bazı ebeveynler de buna çok isteklidir ama bu durum düşünüldüğü gibi çocukların yararına değil aksine çocuklara zarar verir. Dünya etrafında dönen çocuklar gerçek dünyayla karşılaştıklarında hayal kırıklıklarına uğrar ve mücadele etmekte zorlanırlar. Yaşadığımız hayat her zaman kolay ve destekleyici olmaz.

Yeni bir kardeşin dünyaya gelmesi veya kreş, okula başlamasıyla hayatın ilk zorluklarını yaşamaya başlar. Hayat ne yazık ki sizin gösterdiğiniz hassasiyette ve incelikte ilerlemez. Biricik ve tek olan çocuklara iyilik olsun diye üstlenilen korumacı ve müdahaleci tavır çocuğunuzun hayata hazırlamasını engeller.

Çocukların ihtiyacı karşılandığında, yapması gereken her şey sunulduğunda hayat için mücadele etmeyen, hayattan keyif almayan, küçük şeylerle tatmin olmayan, mutsuz bir nesil yetişmiş oluyor.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar