ANOREKSİYA NEVROZA

ANOREKSİYA NEVROZA

Yemek yeme insanların yaşamlarını sürdürebilmesi için zaruri bir davranıştır. Dünya da yemek yemenin ve düzensiz/sağlıksız beslenmenin sonucu oluşan fazla kilolardan kurtulmanın çeşitli yolları bulunmaktadır. Yiyecek ve yemeğe yönelik yoğun ilgi dikkate alındığında, insan davranışlarında bir bozuklukla bağlantısı olmaması kaçınılmazdır. Bu oluşan bozukluklar kimi zaman öldürücü olabilir. Nadiren öldürücü olan yeme rahatsızlıklarının başında ‘Anoreksiya Nevroza’ gelir.

Yemek yeme insanların yaşamlarını sürdürebilmesi için zaruri bir davranıştır. Dünya da yemek yemenin ve düzensiz/sağlıksız beslenmenin sonucu oluşan fazla kilolardan kurtulmanın çeşitli yolları bulunmaktadır.

Yiyecek ve yemeğe yönelik yoğun ilgi dikkate alındığında, insan davranışlarında bir bozuklukla bağlantısı olmaması kaçınılmazdır. Bu oluşan bozukluklar kimi zaman öldürücü olabilir. Nadiren öldürücü olan yeme rahatsızlıklarının başında ‘Anoreksiya Nevroza’ gelir. Bir diğer deyişle manken hastalığı…
Bir kişiye Anoreksiya Nervosa tanısı konması için hastada DSM-IV kriterlerinden en az dördünü karşılaması gerekir. Bu kriterler;
• Kişinin kilosu, yaşı ve boyuna göre normal sayılan ağırlığın %85’inin de altında olması.
• Kendi kendini kusturma, laksatifler (müshiller) ya da diüretikler (idrar söktürücüler) kullanma, yoğun egzersiz ve spor yapma.
• Regl Döneminin en az 3 kez peş peşe oluşmaması ya da kesilmesi.
• Vücut ağırlıklarını, biçimini ve görünümünü algılamalarının bozulması.

Kızlarda daha sıktır; genellikle 13-20 yaşlarında stresli yaşam olayları ile başlar. Yaşı ve boyuna göre olağan kiloda olmayı kabul edemeyen hasta, zayıf olmasına karşın kilo almaktan ve şişman biri olmaktan aşırı korkar. En sık olarak gelişmiş ülkelerde ve balerinlik ya da mankenlik gibi ince olmayı gerektiren mesleklerde çalışan bireylerde görülür. Kilo kaybetmeye yönelik yersiz davranışların çoğu gizli olarak yapılır. Anoreksiya nervoza hastaları çoğunlukla aileleriyle birlikte ya da halka açık yerlerde yemek yemeyi reddederler.

Yemek tarifi toplama ve başkaları için özenli sofralar kurma tutkuları yoğun olarak yiyecek düşündüklerinin delilleridir. Bazı hastalar yiyecek alınımındaki istemli kısıtlamayı sürekli olarak kontrol edemez ve tıkınırcasına yeme atakları olur. Bu ataklar genellikle gizlidir ve sıklıkla geceleri olur. Yeme ataklarını sıklıkla istemli kusmalar izler. Bunun sonucunda ise çeşitli ilaçlar kullanır, sürekli koşuya çıkar ve egzersiz yaparlar. Anoreksiya nervoza, tıkanırcasına yeme ataklarıyla giden ve hastaların kilolarını normal sınırlar içerisinde tuttukları bulimia nervozadan ayırt edilmelidir. Bulimia nervosada nadiren %15’e varan kilo kaybı olur; bununla birlikte bu iki hastalık sıklıkla birlikte görülür. Anoreksiya nervoza hastalarının %30-50’sin de bulimia nevroza semptomları bulunur ve bunlar genellikle anoreksiya nevroza başladıktan sonra ilk 1,5 yıl içinde çıkar.
Anoreksiya Nevroza’nın fiziksel eeolduğu kadar duıygusal belirtileri de vardır. Bu belirtiler;
• Sürekli besinlerle ilgilenme,
• Açlık hissini reddetme,
• Kilo alma korkusu,
• Sosyal hayattan geri çekilme,
• Sinirli olma.

Depresif ruh hali ve depresyona girme Anoreksiya Nervosa tanısı almış hastaların aile üyelerinde majör depresyon sıklığının genel nüfusa oranla daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bazı bulgular hastaların ailelerinde sorunlu ilişkilerin söz konusu olduğunu göstermektedir. ‘Anoreksiya’nın ortaya çıkışındaki en önemli etkenin toplumun dış görünüşe verdiği önem olduğu bilinmektedir.’ Anoreksiya hastalarının bedensel yakınmalarına karışıldığında ve tedavi sonucu kilo almaya tekrar başladıklarında yoğun direnç gösterdikleri görülmektedir. Bu hastaların sosyal ilişkileri yetersizdir ve genellikle depresif duygu durumu hakimdir. Depresyonda iştah kaybı görülebilmektedir ancak Anoreksiya hastası iştahını kaybetmez, o açlık duygusunu yaşamasına rağmen bunu şiddetle kontrol etme çabası içindedir. Bu nedenle depresyon ile karıştırılmamalıdır! Anoreksiya nervosa ile birlikte depresyon belirtilerinin, obsesif belirtilerin ve kişilik bozukluğu özelliklerinin bulunması ayırıcı tanıyı güçlendirir.
Film Önerisi ; ‘’ To The Bone ‘’

Anoreksiya Nevroza Tedavisi Nasıl Olur?

Anoreksiya nervozada tedavinin ilk hedefi birey ve ailesinin tedaviye katılımıdır. Çoğu anoreksiya nervoza olan birey için bu kolay değildir. Bireyler genellikle tedavi arayışlarına giren, endişelenen ailesi ve akranlarının hastalığını abarttığını düşünür.

Tedavide başarılı olmak büyük ölçüde hasta ile iyi bir işbirliği kurmaya dayanır. Açlığın fizik ve psikolojik etkilerini düzeltmek için uygun bir beden ağırlığı olması kesin olarak belirtilmelidir.

Yapılan araştırmalarda hastanede başarıyla tedavi edilmiş bireylerin bile %30-50’sinin 1 yıl sonra yeniden yatışı gerekmektedir. Bu nedenle hastaneye yatış sonrasındaki ayaktan tedavi nüksü önlemek ve işlevselliği geliştirmek açısından mutlaka önerilir. Anoreksiya hastasının güçlü direncinden dolayı ‘’bireysel açımlayıcı- destekleyici terapi’’ zorlu çalışmayı isteyen birkaç yılı bulabilir.

Terapinin teknik olarak dört öncü ilkesi vardır:
• Yeme davranışını değiştirmek için aşırı çaba harcamaktan kaçınmak.
• Sağaltımın (psikoterapinin) başlarında Yorum yapmaktan kaçınmak.
• Karşı aktarımı dikkatlice izlemek.
• Bilişsel çarpıtmaları incelemek.

Terapist hastanın nasıl düşünüp hissettiği hakkında etkin çaba göstermeli, onu kendi hastalığı üstüne kendi düşünceleri olan özerk bir kişi gibi görmelidir. Onun kendi duygularını tanımlamasına yardım etmek çok önemlidir. Bu duygulardan kaynaklanan hareketleri ve kararları onaylanmalı ve saygı duyulmalıdır.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar