HALK BİLİMİ VE EĞİTİM İLİŞKİSİ

HALK BİLİMİ VE EĞİTİM İLİŞKİSİ

Resmî eğitim kurumlarının olmadığı ya da yaygınlaşmadığı geleneksel toplumlarda çocukları eğitme işini ağırlıklı bir şekilde aile ve toplum üstlenmiştir. Aile ve toplumun üstlendiği bu eğitim süreci, genel olarak değerlerin aktarımını; sosyal norm, rol ve statülerin benimsetilmesini; davranış kalıplarıyla hayat bilgilerinin (doğa bilgisi, meslek bilgisi vd.) öğretilmesini içermiştir. “İnformal eğitim” olarak nitelendirebileceğimiz bu eğitim süreci, günümüzün

Resmî eğitim kurumlarının olmadığı ya da yaygınlaşmadığı geleneksel toplumlarda çocukları eğitme işini ağırlıklı bir şekilde aile ve toplum üstlenmiştir. Aile ve toplumun üstlendiği bu eğitim süreci, genel olarak değerlerin aktarımını; sosyal norm, rol ve statülerin benimsetilmesini; davranış kalıplarıyla hayat bilgilerinin (doğa bilgisi, meslek bilgisi vd.) öğretilmesini içermiştir. “İnformal eğitim” olarak nitelendirebileceğimiz bu eğitim süreci, günümüzün resmî eğitim kurumlarında yapılan eğitim-öğretim etkinliklerinin de bir parçası olmalıdır.

Geleneksel toplumların çocuklarla gençleri eğitme süreçlerinde halkbiliminin kapsamına giren etkinlikler önemli roller üstlenmiştir. Halkbiliminin kapsamına giren etkinliklerin üstlendikleri rolleri daha iyi anlayabilmek adına halkbilimi ürünlerinin işlevlerini hatırlatmakta yarar vardır. Halkbiliminin kapsamına giren etkinlikler (anlatma, dinleme, oynama, kutlama vd.), eğlendirip hoşça vakit geçirtmenin yanı sıra, toplumsal kurumlara ve törenlere destek verirler, genç kuşakların kültürlenmelerini ve eğitilmelerini sağlarlar, kişileri toplumsal ve kişisel baskılardan kurtarırlar. Bu yazıda halkbilimi ürünlerinin genç kuşakların kültürlenmeleri ile eğitilmelerine olan katkıları üzerinde,oyunlar ve masallardan yola çıkılarak durulacaktır.

Kanımızca üzerinde en çok durulması gereken şey, oyundur. Günümüzde de önemi kavranmış olan oyunlar, kendi içerisinde çocuklarla yetişkinlerin oynadıkları oyunlar olmak üzere kabaca ikiye ayrılırlar. Buradan da anlaşılacağı gibi, oyunun insan hayatında çocukluk döneminde başlayarak ölümüne kadar önemli bir yeri vardır. Oyunun çocuğun psikolojisi ve fiziksel gelişimi üzerindeki etkisi “tartışılmayacak” bir gerçektir. Oyun; çocuğun eğlenerek hoşça vakit geçirmesinde, psikolojik tatmin yaşamasında ve rahatlamasında vazgeçilmez bir araçtır. Ama oyunun işlevleri sadece bunlardan ibaret değildir. Oyun, çocuğu hayata hazırlar, ona hayatı öğretir. Oyun, çocuğun sosyalleşmesini, oynayarak öğrenmesini sağlar.

Evcilik oynayan çocuklar anne ve baba rollerini çok daha erken dönemlerde benimserler. Çocuklar yarışa ya da rekabete dayalı oyunlar sırasında lider olma bilincine ulaşırlar. Tekerlemeli ya da yanıltmacalı oyunlar çocukların dili kullanma becerilerini geliştirir, tekerleme ya da yanıltmacaları ustalıkla söyleyen çocuklar akranları içerisinde öne çıkarlar. Takım oyunları çocukların dayanışma ve birlikte hareket etme becerilerini geliştirir.Bu tespitlerden de anlaşılacağı gibi, halkbiliminin kapsamına giren oyunlar, çocukların eğitiminde yaşamsal bir öneme sahiptir. Bunun bilincinde olan milletler, çocukları resmî eğitim kurumlarında bile belli bir döneme kadar oyun oynatarak eğitme çabası içindedirler.

Halkbilimi kapsamına giren anlatmalık türler denince akla, ilk olarak masal gelir. Teknolojinin henüz bu kadar yaygınlaşmadığı; televizyon, sinema, bilgisayar, cep telefonu ve internetin hücrelerimize kadar sızmadığı dönemlerde masallar, uzun kış gecelerinde evlerde birlikte hoşça vakit geçirmek, eğlenmek ve eğlendirmek amacıyla anlatılmıştır. Masalların anlatıldığı yerler, aynı zamanda insanların sosyalleştiği ortamlar arasında yer almıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi halkbilimi kapsamına giren etkinlikler, sadece eğlendirip hoşça vakit geçirtmemiş, toplumun değer yargılarının sağlamlaşmasına, güncellenmesine ve gelecek kuşaklara aktarılmasına da yardımcı olmuştur. Masallar da bu görevi yerine getiren anlatıların başında gelir.

Masalların kahramanlarının önemli bir kısmı aramızdan insanlardır. Her ne kadar olayları olağanüstülük arz etse de kahramanları arasında devler ve cinler de olsa masallar bir milletin inançlarını ve ahlaki değerlerini tanımlarlar. Ahlakı korur, ahlaki değerlerin uygulanış biçimlerini öğretirler. Zorluklar karşısında yol gösterirler, pratik ve uygulanabilir kurallar barındırırlar. Onlar sayesinde dedeler-nineler ve torunlar arasında özel bir iletişim dili kurulur. İnsanlık, iyilik, ahde vefa üzerine kurulan bu dil, kuşaklar arası çatışmaları en aza indirir.

“Üvey anneler” ve “cadılar” örneğinde olduğu gibi, çocuklara zaman zaman olumsuz mesajlar iletseler de masallar, kişisel gelişim ve sosyal kontrolü sağlamada da etkilidir. Masal kahramanları, dinleyenler için rol modelleridir. Bu noktada masallar üzerinden toplum içinde onaylanan davranışları kazanmak, sosyal töreleri ve inanmaları kabul etmek, ahlaki değerlere uyan davranışları övmek ve ahlaki değerlerin tersi davrananları ve doğruluktan sapanları eleştirmek ve gerektiğinde cezalandırmak mümkündür.

Masalın, çocuğun ninniler üzerinden tanımaya başladığı ana dilini öğrenip geliştirmesinde özel bir yeri vardır. Masal, anadilin öğrenilmesini yanı sıra dil ve hafızanın, hayal kurma ve kurulan hayali zihinde canlandırma becerisinin gelişmesindeoldukça etkilidir. Masalla buluşan çocuk, dilini doğru ve etkili kullanarak kendini anlatma becerisini geliştirir.

Masalın toplumca kabul gören ve onaylanan doğru düşünce, inanış ve davranışa sahip olan kahramanı, karşılaştığı her zorluğun üstesinden gelebilir, olağanüstü güçler tarafından desteklenir, masalın sonunda da tıpkı Keloğlan gibi, ne kadar zayıf ve donanımsız olursa olsun, ne kadar horlanırsa horlansın başarıya ulaşır. Masalın kötü özelliklerle donanmış kahramanı ise ne kadar güçlü ve donanımlı olursa olsun, kaybetmeye mahkûmdur. Masal bu yönüyle çocuğa iyi ve dürüst olmayı, bütün zorluklar karşısında umudunu yitirmemeyi öğretir.

Çocuğu ana diliyle, değer yargılarıyla, iyilik ve doğrulukla, içinde yaşadığı aile ve toplum bireyleriyle buluşturan, onun eğlenerek hoşça vakit geçirmesini sağlayan masalın işlevleri, sadece bunlardan ibaret değildir. Ama bu kadarı bile masalın çocukların eğitiminde kadar önemli olduğunu göstermeye yeter.

Oyun, özellikle de çocuk oyunları ile masallar üzerinden yapılan yorumlar da göstermektedir ki halkbilimi kapsamına giren etkinlikler (anlatma, dinleme, oynama, kutlama vd.) çocukların eğitiminde önemli bir yere sahiptir. Geleneksel toplumların genç kuşakların eğitiminde ustalıkla yararlandığı halkbilimi verileri işlevlerini, çoğunlukla resmî eğitim kurumlarında eğitim gören günümüz çocuklarının eğlenip hoşça vakit geçirerek öğrenmeleri ve bunun üzerinden çok daha eğlenceli bir sosyalleşme süreci yaşamaları bağlamında bugün de sürdürmektedirler. Yeter ki farkında olunsun, önemi anlaşılsın.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar