EGO STRESİ

EGO STRESİ

Öğrencinin egosu, ailelerin egosu, öğretmenin egosu, kurumsal egolar ve ilgili uzman hekimin egosu, öğrencinin sınav stresi algısının yaygın ve genel bir durum olarak düşünülmesine neden olmaktadır. Öğrenci “Her şeyi yaptım, çok çalıştım, çok soru çözdüm ama ‘stresten’ başarılı olamadım.” düşüncesine sığınıyor. Aileler “Elimizden gelen her fedakârlığı yaptık, genetik kopyamız olan çocuğumuz aslında başarısız olamadı. Ah,

Öğrencinin egosu, ailelerin egosu, öğretmenin egosu, kurumsal egolar ve ilgili uzman hekimin egosu, öğrencinin sınav stresi algısının yaygın ve genel bir durum olarak düşünülmesine neden olmaktadır. Öğrenci “Her şeyi yaptım, çok çalıştım, çok soru çözdüm ama ‘stresten’ başarılı olamadım.” düşüncesine sığınıyor. Aileler “Elimizden gelen her fedakârlığı yaptık, genetik kopyamız olan çocuğumuz aslında başarısız olamadı. Ah, şu stres yok mu? Her şeyin sebebi o!” yaklaşımını sergiliyor. Öğretmen “Ben yeter ki öğrenciye ders anlatayım o kesin öğrenir. Ama şu stres belası, çocuğun öğrettiklerimi kullanmasını engelliyor.” tarzı bir davranış içerisine giriyor. Eğitim kurumları “Biz mükemmel bir kurumuz. Sistemimiz, liderliğimiz, öğrenciye ilgimiz mükemmel, kadromuz öğrenciyi çok iyi eğitiyor, ona gerekli bilgileri öğretiyoruz ama ah şu stres yok mu? İşte, bütün sorun orada.” savunmasını yapıyor.

Hekimler ise eğitimciler ve aileler tarafından kendilerine pas edilen bu sorunu olduğu gibi alıp kullanıyor. “Bu bir öğrenci, bu konuda tek başıma karar vermem” demek yerine herkesin başvurduğu yüce mevki gibi davranıyor ve mesleki egoya kapılıp her probleme stres maydanozu doğramayı tercih ediyor. Ego stresindeki son durak olan uzman hekim biraz da toplumsal paydaş grupların bu istem dışı yüklemeleri nedeniyle ağır bir yük ve sorumluluk altına giriyor. Bugün ülkemizde stres konusunda, herkes tek adres olarak hekimi işaret eder hâle geldi. Hekimler de kendilerini tek adres görmeye başladı. Ego stresinin en masum kesimi, öğrencilerdir. Onlar büyük bir yük altında ve herkes onlardan başarılı olmalarını bekliyor. Hem de ergenliklerini, gençliklerini, sosyal ihtiyaçlarını unutarak, kırarak, dökerek başarılı olmalarını istiyor.

Onlar da bütün gözlerin üzerlerinde olduğu bu zaman diliminde çok çalışıyorlar ama başarılı olamayınca da bir savunma mekanizması olarak “Stresten bildiklerimi yapamıyorum.” diye kendi kendilerine tanı koyuyorlar. Bu tanıyı ailelerin yutmasını, biraz da Türkiye koşullarında öğretmenin yutmasını anladık da hekimlerin yutmasına anlam vermek oldukça zor. Ego stresi aslında bir anafor gibi, pençesine aldığı grupların kurtulma şansı çok az. Öğretmen, öğrencinin başarısızlığını strese pas ederken hekimin rolünü çalıyor. Hekim, öğrencinin başarısızlığını strese bağlarken de öğretmenin rolünü çalıyor. Bu, akla tek bir şeyi getiriyor: Öğrenci ve stres konularının paydaşları nitelikli, bilimsel, kalıcı ve sürekli bir işbirliği içerisinde olmak zorundadır.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar