RUH SAĞLIĞI

RUH SAĞLIĞI

Sağlık kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Sağlıklı olabilmemiz için bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir uyum içinde olmamız gerekir. Ancak kişiler sağlığı genellikle bedensel iyilik olarak değerlendirir. Buna göre hekime ya da bir sağlık kuruluşuna başvurur. Genellikle ruhsal sağlığını çok önemsemez oysa ruhsal sağlığımız beden sağlığımız kadar önemlidir. Sosyal

Sağlık kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Sağlıklı olabilmemiz için bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir uyum içinde olmamız gerekir. Ancak kişiler sağlığı genellikle bedensel iyilik olarak değerlendirir. Buna göre hekime ya da bir sağlık kuruluşuna başvurur. Genellikle ruhsal sağlığını çok önemsemez oysa ruhsal sağlığımız beden sağlığımız kadar önemlidir. Sosyal iyilik halimiz hem bedensel sağlığımızı hem de ruhsal sağlığımızı etkileyen çok önemli bir faktördür. İnsanoğlu olarak beden sağlığına verdiğimiz önemi ruh sağlığımıza da vermeliyiz. Peki ruh sağlığı nedir?

RUH SAĞLIĞI NEDİR?
Ruh sağlığı; kişinin uyumlu, olumlu duygu ve düşüncelere sahip olabilmesidir. Olumlu bir ruh hâlinin oluşabilmesi için; kişinin kendisine ve çevresine ait uyarıcıları (etkileşimleri) denetleyebilmesi, kendi duygularında bir denge (uyum) sağlayabilmesi, diğer insanlar tarafından normal (uygun) karşılanan ve kabul gören bir davranış (uyum) sergilemesi gerekir. Ruh sağlığı yerinde olan bir kişi kendisiyle barışık, çevresiyle uyumlu, kendi duygularını kontrol edebilen, yeteneklerinin farkında olan, sorunlara olumlu ve hoşgörülü yaklaşan, çözüm arayan, mutlu olan, insanlara güven duyan, sorumluluk taşıyan duygu ve davranışlar içindedir. Bu tür duygu ve davranışlar, ruh sağlığında iyilik hâlini gösterir. Ruh sağlığı bozulan kişi ise; hoşnutsuzluk, uyumsuzluk, plansızlık, verimsizlik, kötümserlik, karamsarlık gibi duygu ve davranışlara sahiptir. Bu tür duygu, düşünce ve davranışlar ruh sağlığının iyi olmadığını gösterir. Bu nedenle tarihsel süreç içinde ruh sağlığının korunması ve iyileştirilmesi amacıyla psikoloji ve psikiyatri denilen iki bilim dalı doğmuştur.

1. Ruh Sağlığını Etkileyen Faktörler
Ruh sağlığını etkileyen faktörleri açıklamadan önce, ruh sağlığının nasıl etkilendiğini açıklamak gerekir. Etkilenme olumlu ya da olumsuz şekilde olabilir. Olumlu etkileşimler ruh sağlığını korur. Olumsuz etkileşimler ise ruh sağlığını bozar. Olumsuz etkileşimler, insan yaşamının her aşamasında oluşabilir. Yaşamın bir gerçeği olan bu durum ruh sağlığının bozulduğunu göstermez. Asıl sorun uzun süreli kalıcı davranış bozukluklarıdır. Bedensel hastalıklar gibi ruhsal bozukluklar da belirtilerle seyreder. Bu belirtilerin neler olduğunu anlayabilmek için bireyin ruhsal durumu psikologlar ya da psikiyatristler tarafından tanımlanır. Ruh sağlığındaki olumsuzluğu gösteren en önemli genel işaretler, kişinin diğer insanlarla ve çevresiyle uzun süreli uyumsuzluğudur. Diğer belirtiler; hareket, algılama, düşünme, duygu, bilinç, yönelim (oryantasyon), bellek (hafıza), yargılama (değerlendirme), zekâ ve konuşma bozukluklarıdır. Bu bozuklukların nedenleri farklı olduğu gibi, ortaya çıkış şekilleri de farklıdır. Bu nedenle ruh sağlığını etkileyen faktörler kişisel ve çevresel olmak üzere ikiye ayrılır.

a. Ruh Sağlığını Etkileyen Kişisel Faktörler
Kişisel faktörler; yaş, cinsiyet, kişinin alışkanlıkları, meslek, medeni durum ve beden sağlığı gibi etmenlere dayanır.

• Yaş faktörü: Yaş ilerledikçe, ruhsal sorun ve bozuklukların görülme sıklığı da artar. Kişilik bozukluklarının temelleri çocukluk ve ergenlik döneminde atılırken, bu tür bozukluklar yetişkinlik döneminde belirginleşir. Ruhsal bozukluklar en fazla 45-64 yaş grubunda açığa çıkar. Bu grubun ruhsal sorunları sosyal ve ekonomik nedenlere dayanır. 65 yaş üstünde ise beyinde meydana gelen akıl sağlığındaki gerileme nedeniyle ruhsal sorunlar oluşabilir. Zekâ geriliğine, cinsiyete ilişkin ruhsal sorunlara çocukluk ve gençlik döneminde (5 – 14 yaş) daha sık rastlanır. Cinsel yaşama bağlı ruhsal sorunlar ise 40 yaşından itibaren artış gösterir.

• Cinsiyet faktörü: Ruhsal sorunlar cinsiyete göre farklılaşır. Kadınlarda uyku bozuklukları ve depresyon gibi sorunlar daha fazla görülür. Buna karşılık erkeklerde alkol ve madde bağımlılığı, ilaç kullanımı gibi alışkanlıklara bağlı ruhsal bozukluklar kadınlara göre daha yaygındır. Kadınlarda âdet kanaması ve menopoz dönemlerinde (45-50 yaş) ruhsal sorunlar artış gösterir.

• Meslek faktörü:Meslekle ilgili koşulların olumsuz olması ruh sağlığı bozukluklarını artırır. Kişinin olumlu duygu ve düşüncelere sahip olması, ruh sağlığında iyilik hâlini gösterir. Olumsuz etkileşimler, insan yaşamının her aşamasında oluşabilir. Yaşamın bir gerçeği olan bu durum ruh sağlığının bozulduğunu göstermez. Kişinin olumlu duygu ve düşüncelere sahip olması, ruh sağlığında iyilik hâlini gösterir. Olumsuz etkileşimler, insan yaşamının her aşamasında oluşabilir. Yaşamın bir gerçeği olan bu durum ruh sağlığının bozulduğunu göstermez. Örneğin mesleğin yoruculuğu, kötü koşulları, sevilmemesi, ekonomik yetersizliği, işten çıkarılma korkusu gibi faktörler ruh sağlığı bozukluklarına neden olur. Mesleğe ilişkin koşulların iyi durumda olması ise ruh sağlığını olumlu yönde etkiler.

• Kişinin alışkanlıkları faktörü: Kişinin yaşamıyla ilgili olumsuz tutum ve alışkanlıkları beden sağlığını etkilediği gibi ruh sağlığını da etkiler. Örneğin alkol, uyuşturucu gibi maddelerin kullanımı hem beden hem de ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler. Düzenli yaşam, boş zamanları değerlendirme, spor yapma, kitap okuma, sosyal faaliyetlere katılma gibi iyi alışkanlıklar ise ruh sağlığını olumlu yönde etkiler.

• Medeni durum faktörü: Kişinin erken ya da geç evlenmesi, eş seçimindeki yanlışlar, eşler arasındaki anlaşmazlıklar, boşanmalar, fazla çocuk sayısı, çocukların sorunları, ebeveynlerle birlikte yaşama zorunluluğu gibi nedenler ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler. Medeni duruma ilişkin koşulların iyi olması ise ruh sağlığını olumlu yönde etkiler.

• Beden sağlığı faktörü: Beden ve ruh sağlığı bir bütün olup, birinin etkilenmesi durumunda diğeri de etkilenir. Bu nedenle bedensel hastalıklar ruh sağlığını, ruh sağlığı ise beden sağlığını doğrudan etkiler. Örneğin tedavisi güç olan kronik hastalıklar (kanser vb.), bedensel engellilik hâli (sakatlık), organlardaki fonksiyon yetersizlikleri (felç, işitme, görme, yürüme yetersizlikleri), ateşli hastalıklar gibi nedenler ruh sağlığı sorunlarına yol açar.

b. Ruh Sağlığını Etkileyen Çevresel Faktörler
Çevresel faktörler; ailesel, sosyal, kültürel ve ekonomik etmenler ile zorlayıcı durumlardan oluşur.
• Aile faktörü: Aile içi ilişkiler ruh sağlığını etkileyen önemli bir faktördür. Aile içi ilişkilerin iyi olması ruh sağlığını olumlu yönde etkiler. Ruh sağlığının bozulmasında eşler arasındaki geçimsizliklerin, tartışmaların, baskı ve şiddetin büyük rolü vardır. Aile içindeki gerilimler, çocukların kişilik gelişimini de engeller, ruh sağlığını bozar.
• Sosyal, kültürel ve ekonomik faktör:
Bireylerin, eğitim durumu, gelenek ve görenekleri, alışkanlıkları, sosyal ilişkileri, maddi olanakları vb. ruh sağlığını etkiler. Örneğin okula uyumu ve arkadaşlık çevresi bireye yaşama sevinci verir. Bireysel ve toplumsal olarak bu koşulların iyileştirilmesi ruh sağlığını olumlu yönde geliştirir. Olumsuz koşullar ise ruh sağlığının bozulmasına yol açar.
• Özel zorlayıcı durumlar: Savaş, göç, terörizm, kapkaç, kaza gibi zorlayıcı durumlar ruh sağlığı bozukluklarına neden olur. Bu tür zorlayıcı durumların ruh sağlığına etkileri hemen başlayabileceği gibi aylar, yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Belirtilerin temelini stres yaratan olaylar (travmalar) oluşturur. Zorlayıcı durumların yarattığı ürkütücü, korkutucu, bunaltıcı yaşantı süreklilik kazandığı takdirde ruh sağlığı bozuklukları oluşur.

2. Ruh Sağlığının Korunması
Çoğu insan, ruh sağlığı denildiğinde ağır ruhsal hastalıkları düşünür. Oysa ruh sağlığına insanın duyguları, idealleri, yetenekleri, amaçları ve istekleri olarak yaklaşılmalıdır. Bu yaklaşımla birey;
• Öncelikle kendi özelliklerini tanımalı,olumlu ve olumsuz yönleriyle kendi duygularını kontrol edebilmeli, olumlu davranışlarını geliştirmeli, o¬lumsuz davranışlarını ise azaltmalıdır.
• Kendi özelliklerini koruyarak çevresiyle dengeli, uyumlu, tutarlı ve güvenilir ilişkiler içinde olmalıdır.
• Diğer insanların duygu, düşünce ve isteklerine de önem vermeli, farklı görüşler karşısında anlayış ve hoşgörü içinde olunmalıdır.
• Yeni durumlara gerçekçi değerlendirmeler yaparak yaklaşmalı ve esneklik içinde uyum sağlamalıdır.
• İşinde başarılı olmalı ve başarılarından mutluluk duymalı; ancak başarısızlıklarından da mutsuz olma¬- malıdır.
• Hayatta zor durumlar ve başarısızlıklarla karşılaştığında karamsarlık içine düşmemeli, hayatın içinde başarısızlıkların da olabileceğini kabullenmelidir.
• Evinde, okulunda, iş yerinde planlı ve verimli şekilde çalışmalı, yaşadığı toplumun ve kendisinin gelişmesine katkıda bulunmalıdır.
• Toplumda bir yeri ve görevi olduğu bilinciyle yeteneklerini keşfetmeli, bu doğrultuda geleceğe yönelik hedef ve tasarılar belirlemeli, hedeflerine ulaşmak için gayret göstermelidir.
• Verimli uğraşlar edinmeye istekli olmalı, boş zamanlarını spor, müzik, folklor gibi uğraşlarla değerlendirmelidir.
• Okul hayatı boyunca karşılaştığı sorunlarla ilgili çözüm yollarını araştırmalı, sorunların çözümünde aile bireylerinden ve öğretmenlerinden yardım istemelidir.
• Aile bireyleri ile iyi ilişkiler ve iletişim içinde olmalı, onlarla çatışmaya girmeden konuşarak sorunlarını çözmelidir.
• Sağlıklı ve uzun yaşayabilmek için ruhen dinlenmenin önemini kavramalı, gerginlik ve stres yaratan olaylardan kaçınmalıdır.
• Günlük hayatta belli sebeplere bağlı kaygıların ve sıkıntıların olabileceğini, bu tür sorunların her zaman ruhsal bozukluk anlamına gelmediğini bilmeli; ancak uzun süren ve üstesinden gelemeyeceği ruhsal sıkıntıları için bir psikologa ya da psikiyatriste başvurmalıdır.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar