BALTAYI BİLEMEK

BALTAYI BİLEMEK

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş. Bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından birkaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş. Bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından birkaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.

Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: “Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ise başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?” İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: “Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.”

“Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir.” Kendimize zaman ayırıp yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu; zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.

Bazen herkesin yaptığı ama çoğunlukla öğrencilerin yaptığı en büyük hata, zamanında yapılması gerekenleri yapmamaktır. Ders çalışırken düzensiz ve plansız çalışırlar. Sınavlara ancak çok kısa bir süre kalınca çalışmaya başlarlar. Hem de bazen uykularından bile fedakârlık ederek sınavlara hazırlanırlar. Sınav sonrasında da “Ben o kadar çalıştım, kaç gece uykusuz kaldım ama sonuçta yine zayıf aldım, bari hiç çalışmayayım.” düşüncesine kapılırlar.

İş hayatında da durum farklı değildir. Çalışanlar dinlenmeden, tatil yapmadan, sürekli çalışınca daha başarılı, daha zengin olunacağı düşüncesine kapılarak hem iş stresini yaşıyorlar hem de enerjileri azalıyor. Düzenli ve planlı çalışın ve dinlenmeye, eğlenmeye de zaman ayırın. Yeni ve yorucu bir dönem öncesi iyi tatiller…

Ömer ÖCAL
Ömer ÖCAL
ADMINISTRATOR
Profil

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar