DEĞERLENDİRMENİN EN ADİL YOLU “RUBRİK”

DEĞERLENDİRMENİN EN ADİL YOLU “RUBRİK”

Eğitim sistemimizde ilkokul 4. sınıf ile birlikte sınavlara dayalı bir değerlendirme başlar. 1, 2 ve 3. sınıfta öğretmenin gözlem ve görüşlerine dayalı olan değerlendirme anlayışı yerini yazılı, ders içi etkinliklere katılım ve proje çalışmalarından alınan notların ortalamasına dayalı bir değerlendirme anlayışına bırakır. Bu süreçle birlikte de adalet ve hakkaniyet kavramının önemi ortayı çıkar. Ölçme ve

Eğitim sistemimizde ilkokul 4. sınıf ile birlikte sınavlara dayalı bir değerlendirme başlar. 1, 2 ve 3. sınıfta öğretmenin gözlem ve görüşlerine dayalı olan değerlendirme anlayışı yerini yazılı, ders içi etkinliklere katılım ve proje çalışmalarından alınan notların ortalamasına dayalı bir değerlendirme anlayışına bırakır. Bu süreçle birlikte de adalet ve hakkaniyet kavramının önemi ortayı çıkar. Ölçme ve değerlendirme adaleti tahsis etme noktasında etkisini gösterir. Öznelliğin ortadan kalkmasını, kişisel görüşlerin değerlendirmeye karışmamasını sağlar. Şimdi “Okullarda test yapılıyor, bu yüzden zaten adalet sağlanıyor. Doğru cevap verirse öğrenci puanını alıyor, veremezse puanını alamıyor.” diyebilirsiniz. Haklısınız da. Fakat bilindiği gibi tüm ölçme yöntemlerinde çoktan seçmeli sorular kullanılmıyor. Özellikle sözel bölüme ait derslerin değerlendirilmesi aşamasında açık uçlu sorulara daha çok yer veriliyor. Bu noktada değerlendirmeye yanlılık karışabiliyor. Öğretmen ne kadarda istemese yazılı kağıtlarını okumada yanlılık sergileyebiliyor. Hepimizin öğrencilik yıllarında kompozisyon sınavları olmuştur. Bir konu etrafında veya özgün olarak yazma çalışmalarıdır kompozisyonlar.

Yazma becerisinin ölçüldüğü en güzel test yöntemlerindendir. Lütfen hatırlamaya çalışınız katıldığınız kompozisyon sınavlarını ve öğretmenlerin değerlendirme de kullandıkları ölçütleri. Başlık 5 puan, giriş gelişme ve sonuç bölümlerine dikkat etme 5 puan, verilen konudan uzaklaşmadan görüş ve düşüncelerini yazma 25 puan, yazım ve noktalama kurallarınauygun yazma 5 puan, toplam 40 puan. Puanların büyüklükleri öğretmenden öğretmene değişiklik gösterebiliyordu ama genel çerçevede değerlendirme ölçütleri bunlardı. 25 puanlık bir dilimde öğrencinin notu öğretmenin inisiyatifine kalıyordu. Çoğu zaman “Ben daha güzel yazdım ama daha düşük puan aldım.” diye itiraz eden arkadaşlarımız oluyordu değil mi? Arkadaşlarımız haklıydılar aslında. Çünkü bu kadar büyük bir aralık için bu kadar basit bir ölçüt belirlenmemeliydi. Kompozisyon yazımında öğrenciden beklediğimiz davranışların tamamı ölçüt olarak kullanılmalıydı. Peki, öğrenciden beklenen davranışların tamamının bir ölçüt olarak ele alındığı ve puanlandığı bir ölçme aracı var mı? Elbette var, Rubrik, diğer bir adıyla “Derecelendirilmiş Puanlama Anahtarı”. Rubrik hazırlanışı bakımından zahmetli ama kullanışlılığı açısından büyük rahatlık sağlayan bir değerlendirme aracıdır. Rubrik ile yapılan değerlendirme objektif ve tutarlıdır. Aynı zamanda süreç içinde kolay güncellenebilir ve geliştirilebilir. Ölçülmek istenen durum ile ilgili bireyde olması gerektiği düşünülen bütün davranışların değerlendirilmesi sağlanır. Rubrik ile klasik değerlendirme arasındaki farkın ortaya çıkarılması için yapılan bilimsel araştırmada, öğretmenlerden öğrencilerini Türkçe dersinde kompozisyon yazılısı yapmaları istenmiştir. Daha sonra öğrencilerin kâğıtlarını kendi oluşturdukları ölçütlere göre okumaları ve puanlamaları istenmiştir. Aynı yazılı kağıtlarını birde araştırmacı tarafından hazırlanan rubrik ile değerlendirmeleri istenmiştir. İki değerlendirme sonucundan elde edilen puanlar arasındaki istatistiklere bakılmıştır. Sonucu tahmin edebiliyorsunuzdur umarım.

Öğretmenlerin kendi ölçütlerine göre yaptıkları değerlendirme ile rubriğe dayalı yaptıkları değerlendirme arasında ortalama olarak büyük bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin çoğu rubriğe dayalı değerlendirme sayesinde daha yüksek puanlar almışlardır. Ayrıca puanlamada öğretmenler arasındaki güvenirliğe ve ilişkiye bakmak için başka okulda görev yapan Türkçe öğretmenlerine de bu yazılılar iki farklı yöntemle okutulmuş. Kendi ölçütlerine göre yaptıkları değerlendirmelerde öğretmenler arasında puanlar açısından ilişki çıkmazken, yani birinin yüksek verdiğine diğeri daha düşük not verirken, rubriğe dayalı değerlendirmede öğretmenler arasında puanlar açısından ilişki yüksek çıkmıştır.

Araştırmadan da anlayacağımız gibi öğrencilerin daha adil değerlendirilmeleri için öğretmenlerimizin rubrik kullanma alışkanlıklarını arttırmamız gerekir. Kendini rubrik kullanmak zorunda hissetmeyen öğretmenlere yaptırımlar uygulanmalıdır. Bunun için yapılabilecek en kolay ve etkili adım Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yıl sonunda öğretmenlerden istenen not fişleri ile birlikte kesinlikle puanlamada kullandıkları rubrikleride istemek olacaktır. Velilerin her yazılı yoklama sonrası çocuğunun aldığı notun hangi ölçütlere göre verildiğini sorgulaması, öğretmenleri rubrik hazırlamaya zorunlu hâle getirecek diğer bir adım olacaktır. Rubrik hazırlamanın önemine sadece veli ve bakanlık ayağından bakmak şüphesiz doğru olmayacaktır. Öğretmen açısından baktığımızda da rubrik öğretmenin fırtınadaki can simidi olacaktır. Çünkü veli veya öğrencinin, aldığı nota ilişkin yaptığı bir itiraza karşı zırh gibi öğretmeni koruyacaktır. “Neye göre bu notu verdiniz?” sorusunun anında cevabı olarak öğretmeni dokunulmaz hâle getirecektir. Farklı boyutları ile ele aldığımız rubriğin eğitimin paydaşları üzerinde, olumlu etkisinin olduğu tartışılmayacak bir gerçektir. Bu kadar olumlu etkinin yanı sıra adalet kavramının bireyler üzerinde küçük yaşta oturmasında da etkili bir değerlendirme aracıdır rubrik. Kullanımının artması, ülkemizde temel eğitim kademesinde yaşanan adaletsiz puanlama probleminin de sonu olacaktır. Her öğrenci hakkını hak ettiği kadar alacaktır.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar