ULUSLARARASI TARAMA ÇALIŞMALARINDAN MATEMATİK ALANI İÇİN ÇIKARIMLAR

ULUSLARARASI TARAMA ÇALIŞMALARINDAN MATEMATİK ALANI İÇİN ÇIKARIMLAR

Son 20 yıldır öğrencilerin fen, matematik ve okuma gibi becerilerini karşılaştıran uluslararası tarama çalışmaları neredeyse tüm ülkelerin önemli gündemlerinden biri hâline gelmiştir. Nitekim, bu çalışmalar her bir ulus öğrencilerinin durumunu ortaya koymakta ve öğrencileri diğer uluslarla karşılaştırmaktadır. Bu çalışmalar oldukça saygın çalışmalardır. Bu çalışmalara katılarak ülkeler uluslararası eğitim arenasının bir parçası hâline gelmekte ve eğitim

Son 20 yıldır öğrencilerin fen, matematik ve okuma gibi becerilerini karşılaştıran uluslararası tarama çalışmaları neredeyse tüm ülkelerin önemli gündemlerinden biri hâline gelmiştir. Nitekim, bu çalışmalar her bir ulus öğrencilerinin durumunu ortaya koymakta ve öğrencileri diğer uluslarla karşılaştırmaktadır. Bu çalışmalar oldukça saygın çalışmalardır. Bu çalışmalara katılarak ülkeler uluslararası eğitim arenasının bir parçası hâline gelmekte ve eğitim alanında reformlarla öğrencilerin öğrenme çıktılarını global olarak arttırmayı hedeflemektedirler. Bu çalışma sonuçları, öğrenme çıktılarını etkileyen faktörleri belirlemeyi amaçlayan analizlerle birlikte yayınlanmakta ve okul eğitimi alanındaki profesyonellerce sıkı tartışılmaktadır. Mevcut yazıda üç uluslararası tarama çalışmasından matematik alanı için bazı çıkarımlara yer verilmektedir.

Uluslararası tarama çalışmalardan biri eğitim-öğretim alanındaki profesyonellerin ve hatta toplumun önemli bir kısmının yakından bildiği Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması’dır (The Trends in International Mathematics and Science Study-TIMSS). Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu (The International Association for the Evaluation of Educational Achievement-IEA) tarafından yürütülmekte olan TIMSS çalışması, dördüncü sınıf ve sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik ve fen başarısını ölçmektedir. 1995 yılında başlayan bu çalışma dört yıllık periyotlarla uygulanmaktadır. 2015 yılında çalışmaya 60 dan fazla ülke katılmıştır. 2015 yılında, ülkemizin dördüncü sınıf matematik ortalama puanı 483 tür. Bu sınıf seviyesinde sıralamanın en üstündeki ülkeler ortalama 618 puan ile Singapur, 615 puan ile Hong Kong, 608 puan ile Kore, 597 puan ile Çin ve 593 puan ile Japonya olmuştur. Ülkemizin aynı yıl sekizinci sınıf matematik ortalama puanı ise 458 dir. Bu sınıf seviyesinde en başarılı ülkeler yine ortalama 621 puan ile Singapur, 606 puan ile Kore, 599 puan ile Çin, 594 puan ile Hong Kong ve 586 puan ile Japonya olmuştur. Dördüncü sınıf ve sekizinci sınıf matematik alanı TIMSS ortalama puanı 500 dür (https://timssandpirls.bc.edu/). Buna göre ülkemiz her iki sınıf seviyesinde de TIMSS ortalamasının altında kalmıştır.

Diğer bir uluslararası karşılaştırma çalışması, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (The Organisation for Economic Co-operation and Development-OECD) tarafından yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (The Programme for International Students Assessment-PISA) çalışmasıdır. PISA çalışması üç yıllık periyotlarla, zorunlu eğitimini tamamlamış ve örgün eğitime devam eden dünyadaki 15 yaş öğrencilerin, modern topluma tam katılım için gerekli olan bilgi ve becerileri ne ölçüde edindiğini ölçmektedir. Çalışma temel olarak fen, okuma ve matematik alanlarına yönelmektedir. Çalışma kapsamında öğrencilerin finansal okur-yazarlığı da ölçülmeye başlanmıştır. 2015 yılında çalışmaya 72 ülkeden neredeyse 29 milyonu temsil eden yaklaşık 540.000 öğrenci katılmıştır. 2015 yılında ülkemiz, matematik başarısı ortalama puanı bakımından OECD ortalaması altında performans göstermiştir (http://www.oecd.org/pisa/)

Uluslararası karşılaştırmalardan bir diğeri yine OECD tarafından yapılan Uluslararası Yetişkin Yeterlikleri Değerlendirme Programı (The International Assessment of Adult Competencies-PIAAC), diğer adıyla Yetişkin Becerileri Tarama Çalışması’dır. PIAAC çalışması 40 dan fazla ülkenin 16-65 yaş arası yetişkinlerinin üç temel alanda bilgiyi işleme becerisini ortaya koymaktadır:

Okuma (Literacy): Yazılı metinleri anlama ve cevaplayabilme becerisi

Nümerik (Numeracy): Nümeriği ve matematiksel kavramları kullanabilme becerisi

Teknoloji-yoğun ortamlarda problem çözme (Problem solving in technology-rich environments): Dijital ortamlarda bulunan, paylaşılan ve bu ortamlara aktarılmış bilgiye erişebilme, yorumlama ve analiz etme becerisi

PIAAC çalışması Türkiye’de 1 Nisan 2014 tarihleri ile 31 Mart 2015 tarihleri arasında uygulanmıştır. Çalışmaya 16-65 yaş grubunda 5.277 kişi katılmıştır. Sonuçlar, ülkemizdeki yetişkinlerin her üç alanda da diğer OECD ülkeleri ortalamasının altında başarı gösterdiğini göstermektedir. Diğer ülkelerin tersine, ülkemizde, eğitim almış olmanın PIAAC kapsamında ölçülen becerilerin kazanımına önemli bir etkisi bulunmamaktadır (http://www.oecd.org/skills/piaac/). Diğer bir ifadeyle eğitim almış bireyler dahi bu çalışmada düşük başarı sergilemişlerdir.

Matematik toplumsal ihtiyaçlardan doğmuş ve ilgili çağın ve toplumların ihtiyaçlarına göre evrilmiş ve gelişmiş bir disiplin, bir araçtır. Günümüzde toplumların ve dolayısıyla ülkelerin ihtiyacı, matematik ve diğer disiplinleri kullanarak üretim yapabilmektir. Yukarıda yer verilen ve sırasıyla dördüncü ve sekizinci sınıf öğrencilerin, 15 yaş öğrencilerin ve 16-65 yaş arası yetişkinlerin matematik başarısını ortaya koyan bu çalışmalarda, matematik ve diğer bilimleri üretime dönüştüren ülkelerin refah düzeyinin de yüksek olduğu göze çarpmaktadır. Diğer bir ifadeyle, yukarıdaki çalışmalarda matematik ve ölçülen diğer alanlarda yüksek başarı gösteren ülkelerin benzer şekilde ekonomik olarak da güçlü olduğu dikkat çekmektedir. Bu ülkelerden biri olan Güney Kore’de örneğin 2016 yılı rakamlarına göre gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) 1.411 trilyon $, kişi başına düşen GSYH ise 27.561 $ dır (http://korea.net/). Güney Kore’de kişi başına düşen GSYH ülkemize kıyasla iki kattan daha fazladır. Ülkenin ekonomisi “en” ler ile doludur. 2016 yılı verilerine göre Güney Kore dışarıya cep telefonu satışında dünyada birinci; gemi yapımında dünyada ikinci; araba üretiminde dünyada beşinci; yarı iletken satışında dünyada ikinci; sentetik elyaf ihracatında dünyada ikinci ve ihracatta dünyada altıncı sıradadır (http://korea.net/). Bir çoğumuzun yakından bildiği bazı teknoloji markaları bu ülkeye aittir.

O hâlde uluslararası tarama çalışmalarından çıkan temel sonuçlardan biri, Türkiye’nin 2023 Vizyonu ve Eğitimde Orta Kalite Tuzağı (2014) adlı çalışmanın (https://bit.ly/2JzyVCF) da altını çizdiği gibi, genel olarak eğitimin özelde matematiğin toplumsal ve bireysel refaha önemli katkı sağladığıdır. Rapor’a göre:

… mevcut eğitim çağındaki nüfusun eğitime katılmasını sağlamak ve uluslararası standartlarda becerilerin kazandırılması büyük önem taşımaktadır. 10. Kalkınma Planı’nda, Türkiye’nin “orta gelir tuzağına” yakalanmadan yüksek gelirli ülkeler arasına girilebilmesi için merkezinde eğitim olan bir dönüşümün sağlanması gerektiği ifade edilmektedir. Bu kapsamda Türkiye’nin artan eğitim ve araştırma imkânlarını kullanarak işgücünün niteliğini ve yenilik kapasitesini artırması, bilgiye dayalı üretime yönelik dönüşümü ve ekonomide verimlilik artışını sağlaması halinde, rekabet gücünü ve büyüme hızını artırabileceği vurgulanmaktadır (Kalkınma Bakanlığı, 2013). Özetle, Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda toplumun yüksek refah düzeyine ulaştırılmasında eğitimin [dolayısıyla matematik ve diğer bilimlerin] kritik bir önemi bulunmaktadır (s. 20).

Belli düzeyde bir matematik öğrenimi olmadan, kişiler için liseden mezuniyet ve üniversiteye giriş zorlaşmaktadır. Üniversite eğitimi olmayan bireyler için günümüzde iyi iş imkânları kısıtlıdır. Birçok alandaki üniversite eğitiminde matematik kesişim alanlardan biri olmaktadır (örn. Ekoloji, Eczacılık, Tıp, Mühendislik, Öğretmenlik vb.). İlköğretim ve ortaöğretimde matematik kazanımı edinmiş bireyler üniversite eğitimininde matematik yerine kendi alanına yoğunlaşabilecektir. Matematik birçok meslek için gerekli sayılmaktadır ve matematik öğrenimi profesyonel hayattaki seçeneklerleri arttırabilmektedir(http://mathforum.org/dr.math/). Yukarıda bahsedilen rapor şunları aktarmaktadır:

Çocukların temel eğitimdeki becerilerilerine odaklanan PISA ve yetişkin becerilerine odaklanan PIAAC araştırmalarındaki karşılaştırılabilir alanlarda çıkan sonuçların benzerlik göstermesi, çocukların eğitim sisteminde edinecekleri becerilerin yetişkin olduklarında sosyal ve ekonomik hayatlarının kalitesi için de belirleyici olduğunu göstermektedir. PIAAC araştırmasına göre temel becerileri yüksek olan bireylerin aynı zamanda kazanç düzeyi, politik katılımcılık, güven duygusu, gönüllü hizmetlere katılım, sağlık durumu vb. alanlarda da daha iyi olduğu görülmüştür. Dolayısıyla yüksek becerilerin kazanılması hem bireysel hem de toplumsal düzeyde hayati öneme sahiptir (https://bit.ly/2JzyVCF, s. 20-21).

Bu sebepledir ki matematik, okuryazarlık ve fen-teknolojiyle beraber temel beceri olarak tanımlamakta ve anahtar yeterlikler arasında sayılmaktadır (European Commission, Erasmus+ Programme Guide, p. 314; https://bit.ly/2ohSVNq).

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar