EĞİTİMDE ÇAĞDAŞLIĞIN NERESİNDEYİZ?

EĞİTİMDE ÇAĞDAŞLIĞIN NERESİNDEYİZ?

Eğitim en kutsal haktır. “İNSAN” olma hakkıdır. Doğa, yaşam ve sevgi kaynağı olarak en büyük eğitimcidir. Gözlerimiz ve kulaklarımız, beş duyu organımız, evrendeki bu sonsuz düzenin mükemmelliği içinde bir kır çiçeğinin görünümü ve kokusuyla sergilediği özlemini, ırmak kenarında bir salkım söğüdün alımlı sallanımını, yılbaşında salınarak düşen kar taneciklerinin uyarısını, ilkbaharda yuvasına dönen bir çift leyleğin

Eğitim en kutsal haktır. “İNSAN” olma hakkıdır. Doğa, yaşam ve sevgi kaynağı olarak en büyük eğitimcidir. Gözlerimiz ve kulaklarımız, beş duyu organımız, evrendeki bu sonsuz düzenin mükemmelliği içinde bir kır çiçeğinin görünümü ve kokusuyla sergilediği özlemini, ırmak kenarında bir salkım söğüdün alımlı sallanımını, yılbaşında salınarak düşen kar taneciklerinin uyarısını, ilkbaharda yuvasına dönen bir çift leyleğin laklaklarıyla hoş bulduk deyişlerini, bir bülbülün sevgi ve özlemle güle bakışını, sevgiliyle izlenen yıldızların gülümseyişini benliğimizin derinliklerine işler. Bize yaşam hakkı tanıyan doğanın her zerresini, tek tek ve de birlikte gönül hoşnutluğu ve minnettarlık içinde mutlulukla izleriz. Bunların her biri bize gülerek ruhumuza güç ve sevgi zenginliği katar, erdem aşılar. Sevgi ve bilgi doğayı tanımak, güzelliklerinin ayırdında olmaktır. Bu niteliklerden yoksun olanlar, insan sevgisinden ve de vatan sevgisinden de uzak kalır, erdemli bir kişilikten de… Bir ağaca bakarak onun topluma, insanlığa sunumunu kendi katkımızla kıyaslayalım. Eğer sonuç, kendimiz açısından olumsuz ise “Eğitimde Çağdaşlığın” yakınındayız, diyebilir miyiz? Varlık ve yaşam kaynağımız doğaya karşı sevginin eşsiz örneğini, her güzellikte olduğu gibi yine Atamızda görüyoruz; Yalova’da bir çınar ağacının köşke dokunan dalını kestirmiyor, köşkü kaydırtarak yerini değiştiriyor.

Eğitimin Amacı: Toplumun Çağdaşlığı
“Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete sürükler.”
K. ATATÜRK

İçinde yaşadığımız çağın -iç içe girmiş çağların, adı ister: Uzay Çağı, İletişim Çağı, Bilgi Toplumu Çağı, Bilim Toplumu Çağı olsun- biz ülke olarak neresindeyiz? Anımsayalım, yasada Türk Milli Eğitiminin genel amacının son tümcesi şöyledir: “Nihayet Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı ve seçkin bir ortağı yapmaktır.” Bir ülkenin çağdaş uygarlıktaki yerinin, gelişmişlik düzeyinin temel göstergesi eğitimin niteliği, bilim dünyasına katkısıdır. Başka öz bir anlatımla: Eğitim düzeyi toplumun izdüşümüdür.

Eğitim, Bilim, Toplum Kucaklaşması
Evet, bilim ve eğitimin en büyük güç olduğu giderek hayal ötesi bir hızla geliştiği ve hem bireyler hem toplumlar üzerinde ağırlığının arttığı bir çağda yaşadığımızı asla göz ardı edemeyiz. Dünyanın heryerinde ve her gün sürüp giden olaylar bilgi savaşı temellidir. Bu savaşlar ülkelerin varlık-yokluk sorununun, bireylerin insanca veya köle olarak yaşamalarının tek belirleyicisi olmuştur. Bu nedenle eğitimin hiçbir zaman gündemden uzak kalması düşünülemez. Günümüzde her ülkenin bu konu ü- zerinde ısrarla durması çok doğaldır, zira yaşamsaldır. Bu nedenle, yerkürenin her köşesinde insanın daha iyi bir eğitimle yetişmesi çabaları sürüp gitmektedir. Uykudaki toplumlar, ezilmeye mahkûmdur.

Eğitimin Neresindeyiz?
Eğitim hedeflerimize ne derece yaklaşabilmekteyiz? Ne yazık ki, sevindirici bir bilgi sunma şansımız yok. Eğitim sistemimizin düzeyini belirlemede değerlendirme sonuçları olumsuz görünümdedir. Birkaç örnek verelim:
• 50 yılı aşkın bir süreden beri yapılan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) sınavlarında lise mezunlarımızın hem matematik hem fen bilimleri başarı ortalaması %15’i geçmemektedir.
• Ortaöğretim öğrencileri arasında uluslararası performans değerlendirme sınavlarında (P1SA gibi) öğrencilerimizin başarı düzeyi ortalamanın altında kalmaktadır. Türkçe okuduğunu anlamamak, matematiksel düşünememek, fen ve teknoloji dünyasını kavrayamamak bireyi çağdaş uygarlığın dışına iter, doğal olarak toplumu da.
• Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesinde öğretmenlik “özel bir ihtisas mesleği” olarak öngörüldüğü halde, lise matematik öğretmenliğine giriş için başvuran adayların özel alan (matematik) sınavlarının başarı ortalamasının 50 üzerinden 9 olduğu, 1 Şubat 2017 Çarşamba günü medyada açıklandı.

En başarılı adaylar Türkçe öğretmenliğine başvuranlar. Onların da ortalaması 50 üzerinden 32. Demek ki, eğitim sistemimiz yeterli düzeyde yaşamın gerçeklerine ve bilimsel yapıya sahip değil, bazı eksiklikler ve yanlışlıklar var. O zaman eğitimin temel öğelerini özenle değerlendirmek gerekir. Bu bağlamda, öncelikle öğretmen, öğrenci, müfredat programı (amaçlar, konular ve yöntemler), yönetim, veli ilişkileri, fiziki yapılar ile ilgili yaklaşımlar ne derece çağdaş eğitim özelliklerine sahip; bunları incelemek kaçınılmaz olur. Bunların dışında eğitim sistemlerine etki eden en önemli öğeler, toplumların kültüründe saklıdır. Bir toplumda, kültürde, eğitim anlayışı sevgi yerine korkuya dayanıyorsa; tarihinin toplumun aynası olduğundan ve geleceğine ışık tuttuğundan habersiz ise; çağdaş eğitimden, çağdaş uygarlıktan söz etmek iyimserlik olur. Kültürümüzde “su küçüğün, söz büyüğün”, “melek gibi, ağzı var, dili yok” gibi güvenden, özgür düşünceden, aktif davranıştan yoksun, bağımlı, pasif insan yetiştirme çarpık anlayışının toplumu çağdaş uygarlık kapısından uzak tutacağı açıktır. Bir başka sorun, cansız bilgileri ezber olarak belleğe yükleyip bireyin ruh ve beden sağlığının da bozulmasına neden olmaktır. Üstelik haftada 40 saat ders ilk ve orta öğretimde nasıl söz konusu olabiliyor? Müfredat programlarındaki konu yükü de gelişmiş ülkelerin iki katı kadar. Ezber bilgi yükü ile öğrenciyi sınav kapılarına yöneltmek kovboy filmlerinde tutsak ve kölelerin sırtlarına işkence olsun diye- taş yükletip ırmağın bir yakasından ötekine taşıtmaya benzer. Her iki yük de yararsız, yalnız taşıyıcıyı ezmeye yönelik denilse abartılı olabilir mi? Eğitimin temel öğelerini irdelemeden önce, baş eğitimci tarihten söz edip tarihimizden 3 olaya kısaca dokunalım.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar