KENDİNİ GİZLEYEN HASTALIK: HİPERTANSİYON

KENDİNİ GİZLEYEN HASTALIK: HİPERTANSİYON

Hipertansiyon birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan, damar içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca denir. Dünyada istatiksel olarak her 3 kişiden 1’i hipertansiyon hastası kabul edilir ancak bunların ciddi bir bölümü hastalıktan haberdar değildir. Yüksek tansiyon hastalığı Türkiye’de dünya ortalaması ile hemen hemen aynı sıklıktadır. HİPERTANSİYONUN NEDENLERİ Hastaların büyük bir kısmında neden belirlenemese de

Hipertansiyon birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan, damar içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca denir. Dünyada istatiksel olarak her 3 kişiden 1’i hipertansiyon hastası kabul edilir ancak bunların ciddi bir bölümü hastalıktan haberdar değildir. Yüksek tansiyon hastalığı Türkiye’de dünya ortalaması ile hemen hemen aynı sıklıktadır.

HİPERTANSİYONUN NEDENLERİ
Hastaların büyük bir kısmında neden belirlenemese de hipertansiyonun olası birincil nedenleri arasında günlük yüksek tuz alımı, stres, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara, ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması, şeker hastalığı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin günlük olarak yetersiz tüketilmesini sıralayabiliriz. Ayrıca tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, genetik bozukluklar da hipertansiyonu tetikleyici ikincil nedenlerdir. Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici türleri de kan basıncını yükseltip hipertansiyona neden olmaktadır. Yüksek kan basıncı mutlaka kontrol altına alınmalı ve hipertansiyon nedenleri iyi araştırılmalı ve kan basıncı ideal düzeye düşürülmelidir.

HİPERTANSİYONUN BELİRTİLERİ
“Sessiz düşman” terimi hipertansiyon için sıklıkla kullanılan bir terim. Nedeni ise hipertansiyonun yıllarca hiç belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilme olasılığıdır. Bu nedenle belli aralıklarla kan basıncınızı ölçtürmeniz gerekir. En belirgin hipertansiyon belirtileri arasında aşırı yüksek kan basıncına bağlı olarak baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk sayılabilir.  Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Her yüz kişinden birinde bulunan ve çok yüksek kan basıncı (malign hipertansiyon) adı verilen durumda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi, bazen de böbrek yetersizliği görülebilir. Bu acil bir durumdur ve organ hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda da çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma da hipertansiyon belirtisi olarak kendini hissettirir.

HİPERTANSİYON TANISI NASIL KONULUR?
Hipertansiyon teşhisi hipertansiyon hastalığını tedavi etmek için en önemli aşamalardan biri. Uzman kontrolünde yapılan hipertansiyon tanısı hastalığınızın derecesini ve tedavi süreçlerini de belirler. Kan basıncının 140/90 mm hg üzerinde olması hipertansiyon hastası olabileceğinizi gösterir. Hipertansiyon tanısı koyarken detaylı bir fiziki muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı izlemi ve laboratuvar testleri yapılır. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir. Sağlıklı bir hipertansiyon tanısı için tansiyon ölçümü öncesi bir saat içerisinde bir şey yememek, istirahat hâlinde olmak, sigara ve kahve içmemek gerekir.

HİPERTANSİYON TEDAVİSİ
Hipertansiyon tedavisinde amaç, kan basıncını 140/90 mm hg altına düşürmektir. Eğer hastada şeker hastalığı, böbrek yetersizliği ve organ hasarı var ise kan basıncının daha düşük olması hedeflenir. Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yatar. Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü ilaç tedavisi oluşturur. Hipertansiyon tedavisi sırasında yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir. Tüm tedavilere dirençli hipertansiyon durumunda ise böbrek atardamarlarına işlem yapılarak kan basıncı kontrol altına alınabilir. İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanı çok önemlidir. Erken tanı koyulan ve kontrol altına alınan hipertansiyon yaşam kalitesini etkilemez. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan tansiyon ilaçlarının bağımlılık yaptığı ya da zararlı olduğunu düşünmek, sürekli ve uzun dönem ilaç kullanmanın getirdiği yan etkilere dayanarak bundan kaçınmak doğru değildir. Günümüzde kullanılan ilaçlar, tansiyonu düzenlerken kalp-damar sistemini korur ve böbreklerin bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da korunması amaçlanmaktadır. Tedaviye uyum çok önemli olmakla birlikte hastaya uygun ilaç seçimi de çok önemlidir. Ayrıca hastanın tam kontrolü sağlandıktan ve tansiyonu düzenlendikten sonra ilaçların bırakılabileceği de unutulmamalıdır.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar