BİR DAHA ASLA SÖYLEMEYECEĞİM!

BİR DAHA ASLA SÖYLEMEYECEĞİM!

Yalan söyleme, karşıdaki kişiyi yanıltmak ve yanlış bilgi vermek amacıyla gerçeğe uygun olmayan, kasıtlı olarak söylenen sözler ve davranışlardır. Sözle olabildiği gibi jest, yazı ve susma şeklinde de olabilmektedir. Yalan söylemek, insanın kaygı ve korku duyduğu anlardan kurtulmak için kendini korumak amacıyla başvurduğu bir savunma mekanizmasıdır. Çocuklarda bu durum biraz daha farklılık gösterir. Çocuklar iç

Yalan söyleme, karşıdaki kişiyi yanıltmak ve yanlış bilgi vermek amacıyla gerçeğe uygun olmayan, kasıtlı olarak söylenen sözler ve davranışlardır. Sözle olabildiği gibi jest, yazı ve susma şeklinde de olabilmektedir. Yalan söylemek, insanın kaygı ve korku duyduğu anlardan kurtulmak için kendini korumak amacıyla başvurduğu bir savunma mekanizmasıdır. Çocuklarda bu durum biraz daha farklılık gösterir. Çocuklar iç dünyalarını koruma anlamında yetişkinler kadar donanımlı olmadıkları için, savunma davranışlarını daha sık ortaya koyarlar ve onların yalanları yetişkin yalanlarından daha farklıdır. En önemli farklılık, çocuk yalanlarının derinliğinin zayıf oluşudur. Çocuklar uzak sonuçları kestiremedikleri için o an düşündüklerini söylerler. Bir çocuk belirli bir bilişsel olgunluğa ulaşmadan yalan söyleyemez. 3-6 yaş arası dönemde soyut düşünme becerilerinin gelişmemesi, başka insanların fikirlerinden habersiz olma, zengin hayal güçlerinin olması, olayların abartılı anlatılması bu dönemin özelliğidir. Yine aynı şekilde bu dönemdeki çocukların cansız nesnelere canlıymış gibi davranması dönemin özelliğidir. Örneğin masaya çarptığında kendi canının acıdığı gibi masanın da canının acıdığını düşünür.

Çocuk okul çağına gelinceye kadar yalan söyleme konusunda endişe etmeye gerek yoktur. Ailelerin birçoğu çocuğunun gerçeğe sadık kalmasını çok erken bir dönemde ister. Oysa 6-7 yaşlarına kadar görülen abartılı sözleri olabilir, hayalî arkadaşlar veya hayalî olaylar yaratabilir. Bunlar oyun niteliği taşır ve çocuk kurduğu bu hayalleri gerçek gibi kabul eder. Bu tür davranışlar yalan söyleme ile karıştırılmamalıdır. Gerçeğe sadık kalma ise zamanla oluşan bir durumdur. Yedi yaş civarındaki çocuklar bilerek söylenen yalan ile yapılan hatayı ayırt edebilmelerine rağmen, her iki davranışı da yalan olarak kabul eder. Sekiz dokuz yaşına geldiklerinde hata ve yalanı ayrı ayrı değerlendirirler. Ancak on yaşından sonra yalanın bilerek ve planlanarak yapılan bir hata olduğunu fark ederler. On bir yaş civarında ise doğru ile yanlışı bir yetişkin gibi ayırt etmeye başlarlar. Bu yaştaki çocuklar somut sonuçlar veren yalanları daha ciddi olarak algılar, yalanları sonuçları ve etkilerine göre değerlendirirler. Çocuk için sonucunda biri cezalandırıldıysa o kişi ciddi bir yalan söylemiştir (Kuzucu, 2013). Çocuklar özlem duydukları, olmasını istedikleri şeyler için yalan söyleyebilir. Örneğin annesiz büyüyen bir çocuk, arkadaşlarına annesiyle sinemaya gittiğini söyleyebilir. Veya annesinden hissedemediği sevgi ve ilgi özlemini çevresinden telafi etmeye çalışır ve annesi yaşamasına rağmen annesinin öldüğünü söyleyebilir.

Çocuklar anne babalarının ilgisini ve sevgisini paylaşmamak için de yalan söyleyebilir. Örneğin çocuk, anne babasına ağabeyinin ona vurmadığı hâlde kendisine vurduğunu söyleyebilir. Özellikle ilkokulda çevresinin hayranlığını kazanmak için, arkadaşlarına yazın yurt dışına tatile gittiğini söyleyebilir. Davranışlarına karışılan ve sürekli eleştirilen, özgürlük alanı bırakılmayan, hata yapmasına izin verilmeyen çocuklar da hata yapmaktan korktuğu için ailenin gözünde küçük düşeceği korkusuyla yalana başvurabilir. Örneğin ödevlerini yapmadığı hâlde ceza almaktan korkan çocuk ödevini yaptığını ama kaybettiğini söyleyebilir. Veya babası arkadaşlarıyla buluşmasına izin vermediği için arkadaşlarıyla ders çalışmaya gittiğini söyleyip dışarı çıkması gibi yalan söyleme davranışında bulunabilir. Ebeveynlerin bu tutumundan dolayı çocukların da yalanı alışkanlık hâline getirdikleri görülmektedir.

NE YAPILMALI?

Anne babaların çocuklarının yalanlarına tepki verme yöntemleri bu davranışı ortadan kaldırabileceği gibi hayat boyu alışkanlık hâline getirmelerine de neden olabilmektedir. 7 yaş öncesine kadar çocukların uydurduğu gerçek dışı hikâyelerinden, hayalî arkadaşlarından korkup hayal kurmasını engelleyen anne babalar ileride yalan söyleme davranışını güçlendirebilir. Ancak onlardaki bu davranışlar yalan söyleme değil, oyundur. On bir yaş sonrası yalanlarda kime ve neden söylendiği, yalanın devamlılığı gibi durumlara dikkat edilmeli. Yalnızca anne babaya söylenen yalanlarda genellikle anne babanın vereceği tepkiden çekinme, korkma yatmaktadır. Okulda arkadaşlarına söylenen yalanlarda ise genellikle benlik algısı, yaşamına ilişkin algısı veya dikkat çekme gibi konulara odaklanılabilir. Çocuk yalan söylediğinde bunun nedeni konuşulmalıdır. Nasihatin az, dinlemenin çok olduğu iletişim kullanılmalıdır. Ancak gerekçesiz, yerli yersiz ve her ortamda herkese söylenebilen yalanlar için bir uzmandan yardım almak, yalan söylemeyi alışkanlık hâline getirmemesi ve sağlıklı kişilik gelişimi için ve varsa yalanı ortaya çıkaran asıl sorunu belirlemek ve çözümüne gitmek adına sağlıklı olacaktır. Kızmakla, cezalandırmakla yalan söyleme davranışı önlenemez. Çocuklar ailelerini model ve örnek alırlar. Eve gelmek isteyen misafire anne babanın gerçeği söyleme yerine akşam başka bir yere gideceklerini söylemesine şahit olan bir çocuğun yalan söylemesine zemin hazırlanmış olur. Aşırı otoriter, baskıcı bir tutuma sahip olan ebeveynler çocuklarını yalan söylemeye iter. Hata yapmaktan korkan, istedikleri yapılmayan, her şeye kızılan bir çocuk yalan söylemeye başvurur. Çocukların gelişim sürecinde olduğu, öğrenmenin en hızlı dönemlerinde olduğu ve çocukların en çok korktukları için yalan söylediği unutulmamalıdır. Çocuğa gerçeği söyleme konusunda cesaret verilmelidir. Dürüst davrandığında ise anne babanın memnuniyetini çocukla paylaşması gerekmektedir.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar