STRES NEDİR?

STRES NEDİR?

Gerginlik ve kendini kötü hissetme” durumunu ifade eden, öznel olması nedeniyle çok değişik biçimlerde yorumlanabilen stres, son yıllarda günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelmiştir. Stres “insan organizmasındaki fiziksel (bedensel), zihinsel ve duygusal zorlanma durumundaki gerginlik” olarak tanımlanır. Stresin temelinde, bir dış etkenin (uyarının) zorlaması ve bunun yayılarak insan organizmasında bir iç etken halini alması

Gerginlik ve kendini kötü hissetme” durumunu ifade eden, öznel olması nedeniyle çok değişik biçimlerde yorumlanabilen stres, son yıllarda günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelmiştir. Stres “insan organizmasındaki fiziksel (bedensel), zihinsel ve duygusal zorlanma durumundaki gerginlik” olarak tanımlanır. Stresin temelinde, bir dış etkenin (uyarının) zorlaması ve bunun yayılarak insan organizmasında bir iç etken halini alması sonucunda vücut dengelerinin bozulması vardır. Ancak iç dengenin bozulması bir hastalık değildir, organizmanın çevresel uyarılara karşı bir tepkisidir. Bu nedenle “stres” terimi kötü bir durumu çağrıştırsa da gerçekte organizmanın normal ve sağlıklı bir yanıtıdır. Çünkü her birey, günlük yaşamda bir odak nokta olarak kabul edilirse, onun dışında kalan her şey çevresel bir etkidir. Zira çevresel etmenler olarak (görsel, işitsel, fiziksel -ısı, ışık vb.- kimyasal, biyolojik ya da sosyal, kültürel, ekonomik vb.) her olgu organizmamızı etkiler. Organizmamız ise zihinsel, duygusal ve bedensel olarak etki karşısında bir tepki vererek, bozulan iç dengeye uygun olan yanıtı (tepkiyi) vermeye çalışır. Böylece çevreden gelen uyarılar ya da kendi gereksinmeleri doğrultusunda sürekli hedeflerini değiştirerek, yeni duruma uyum sağlamaya çalışır. Ancak insanoğlu zihinsel ve duygusal olarak hiçbir zaman kesin bir dengeye ulaşamaz. Fakat kişi yeni gereksinmelerini düzenlemek ve bunları ulaşılacak hedefler olarak belirlemek için belli bir strateji ve plan geliştirir. Olayın içine girdiğinde beklentileri ve gerçekleştirdikleri arasında normale uymayan bir durumla karşılaşırsa bunları düzeltme yoluna gider. Normal olmayan durum düzeltilebiliyorsa her şey yolunda demektir. Bu bakımdan stres belli ölçüler içinde normal, yararlı ve yaşam sürecinde gerekli bir şeydir. Çünkü insanın özel gereksinmelerini daha dikkatli biçimde incelemesine, sorunlarına yeni çözümler ve seçenekler getirmesine yardımcı olur. Sizi faaliyet geçirmeye, düşünmeye, duygusallaşmaya, çalışmaya zorlar. Bu durum bazen keyiflendirici, mutluluk verici ve azmettirici olabilir. Bu tür strese “normal stres” adı verilir. Stresin Hastalığa Dönüştüğü An Çok ani ve güçlü ya da uzun süreli olumsuz algılanan, zihinsel olarak dengelenemeyen uyarılar sonucunda oluşan stres ayrıksı bir durumdur.

Bu tür “olumsuz stres” sağlık için tehlikeli ve zararlı bir etkendir. Zira vücut dengelerinin şiddetli ve uzun süreli altüst olması bir çok ruhsal ve bedensel hastalıklara davetiye çıkarır. Çünkü olumsuz stres insanı sıkıntıya, mutsuzluğa, huzursuzluğa, depresyona (ruhsal çöküntü), organların işlevsel bozukluklarına ve nihayet hastalığa götürür. Kişinin zihinsel ve fiziksel iyiliğindeki her türlü olumsuz bozulma süreklilik kazanınca; vücudun sinirsel ve hormonal düzenlemesini allak-bullak eder; adeta yorar. Kişinin karşı koyamadığı ve yönetemediği stresli durumlarda beden adrenalin (epinefrin) ve hidrokortizon hormonlarının üretimini artırarak, birçok organımızın çalışma hızını etkiler. Bu hormonlar kalp atım hızını ve kan basıncını artırır, yüksek tansiyona neden olur, metabolizma dengesi bozulur. Böylece belli bir düzeyin üstündeki stres, kişinin başa çıkma yeteneğini azaltır ve baskılar.Başa çıkılamayan, karşı koyulamayan uzun süreli olumsuz stres hali; kişide kaygı, endişe, güvensizlik, korku, negatif düşünce gibi zihinsel kötülükler üretir. Sonuçta; sürekli olarak olumsuz strese maruz kalmak, çoğunlukla anksiyete (hoş olmayan, duygusal durum) ve depresyon (ruhsal çöküntü), hazımsızlık, çarpıntı, titreme, kas ağrısı gibi zihinsel ve fiziksel belirtileri ortaya çıkarır. Çeşitli fiziksel semptomlar (kişinin kendisi tarafından algılanan hastalık ya da bozukluk belirtisi) anksiyete ile ilişkilidir. En sık rastlananı arasında kalp çarpıntıları, göğüs ağrıları, göğüste bir sıkışma hissi ve aşırı soluk alma eğilimi yer alır. Kas gerginliği baş ağrılarına ve sırt ağrılarına yol açar. Diğer belirtiler arasında ağız kuruluğu, karın şişkinliği, isal, yutma güçlüğü, mide yanması (gastrit), baş dönmesi, terleme, deri solgunluğu ya da deride döküntü (ürtiker), ateş basması, uyku güçlüğü, halsizlik ve hayal kırıklığı hissi, sık sık idrara çıkma veya dışkılama isteği yer alır. Tüm bu belirtiler; kişide yaşama sevincini azaltır, kişiyi işinde başarısızlığa sürükler, zaman içinde sağlık sorunlarına dönüşür.

Stresin Nedenleri
Stres kaynağı kişiye özel bir olgudur. Kişiden kişiye değişir. Zira kişinin içinde bulunduğu ortam, yaşam şekli, mesleği, işi, yaşı, cinsiyeti, medeni hali, sosyal-kültürel ve ekonomik koşulları gibi özellikler stres kaynağını çeşitlendirir. Öte yandan insanlar aynı türdeki dürtülere farklı biçimlerde yanıt (tepki) verir. Bu nedenle uzun süren stresin davranışlardan sağlığa kadar uzanan geniş kapsamlı nedenleri vardır. Örneğin kişi yaşamının çok duyarlı dönemlerinden birindeyse, iş sorumluluklarını haksız bir yük olarak görebilir ve olumsuz bir strese girebilir. Ama daha rahat bir dönemde aynı iş sorumluluklarını olumlu bir etken ve mesleki açıdan gelişme yolu olarak kabul edebilir. Kaldı ki yaşamın içinde; öğrencilikte, evlilikte, hastalıkta, iş hayatında, yakınlarının kaybında, çocuklarının yetiştirilmesinde vb. kişi baş etmekte zorlandığı strese maruz kalabilir. Günümüzde hızlı artan nüfus, teknoloji, kentleşme, iletişim gibi etmenler insanoğlunun çevresel etkileşimini artırmış, daha karmaşık hale getirmiştir. Artık günümüz insanının organizmasına daha fazla yük binmiştir. Bu yükü taşıyabilmek, olumsuz stres girdabına girmemek kişinin yeteneklerine ve özelliklerine bağlıdır. Zira stresle başa çıkmak, zorlukları aşmak için çeşitli yollar vardır. Fakat sorunu görmenin ilkyolu strese neyin neden olduğunu bulmaktır. Stresle Baş Etme Yolları Stres işaretlerinden (belirtilerinden) herhangi birini ya da birden fazlasını hissediyorsanız, stresinizi azaltmaya ve kontrol altına almaya ihtiyacınız var demektir.

Hayatın akışı içinde, her insan baş etmekte zorlanabileceği bir stres kaynağı ile karşılaşabilir. Örneğin üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci için sınavı kazanabilecek miyim? kaygısı hayatın olağan parçası haline gelebilir. Eşler arasındaki geçimsizlikler, gençler için iş bulamama sorunu, yakınlarımızın ani kaybı, işimizin zorluğu, trafik kazası gibi durumlar her insanın karşılaşabileceği olumsuz stres olgularıdır; ancak sağlıklı yaşamın devamı için, bu durum aynı zamanda ortaya çıkan stresimizi kontrol altına almamızı ve çözüm yolu bulmamızı gerektirir. Bunun için; önce stres kaynağını tespit edin, sonra çözüm yollarını arayın, asla sorunun çözümsüzlüğü umutsuzluğuna kapılmayan, çaresiz olguları bile olağan karşılayın. Örneğin bir yakınınızın kaybında üzüntünüze süreklilik kazandırmayın, aksine unutma yetinizi ve inanç sisteminizi harekete geçirin. Kendi kendinizi iyi yönetin. Eğer günlük yaşam içinde kendinizi stresli hissediyorsanız;
– İşinizde küçük aralar (10 dk) verin, aralarda duruş biçiminizi değiştirin, sırtınızı dikleştirin, derin nefes alın, esneyin. Böylece kaslarınızı gevşetin ve bol oksijen alın.
– Beslenmenize dikkat edin; gün sonunda rahatlamak istiyorsanız karbonhidrattan zengin besinler (tatlı, pirinç, makarna, patates vb.) yiyin. Zira karbonhidrat sizi sakinleştiren “serotonin” denilen hormonun salgılanmasını tetikler. Bu nedenle “Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım” yerinde ve doğru bir atasözüdür. Ayrıca bağırsaklarınızın düzenli çalışması için lifli gıdalar; beyninizin performansını artırmak için ise proteinli (et, balık, yoğurt vb.) gıdalar ile beslenin.
– Bol miktarda su için; masanızda ya da yanınızda daima su bulundurun ve sık sık için. Zira stres altında olduğunuz için daha fazla terlersiniz ve tabiki ağzınız kurur. Su içerek kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.
– Banyo yapın. Kaslarınızı gerçekten gevşetmek istiyor musunuz? Bu durumda sıcak bir küvete yatın ya da sıcak (40 °C) duş alın. Zira banyo en iyi kas gevşemesini sağlar ve sizi oldukça rahatlatır. Çünkü stresli durumlarda kan dolaşımına adrenalin salgılandığında vücudun kas aktivitesi (gevşemesi) sağlanırsa rahatlama oluşur.
– Yeterince uyuyun. Böylece uykunuzun sizi dinlendirdiğinden ve beyninizi boşalttığından emin olun.
– Kırıcı olmadan öfkenizi bitirin. Duygularınızı dışa vurarak organizmanızdan gerginliğin bir kısmını uzaklaştırın. Bağırın, kendi kendinize konuşun, şarkı söyleyin, ses çıkarın.
– Aceleciliğinizi ve telaşınızı törpüleyin. Sabrınızı, hoşgörünüzü ve soğuk kanlılığınızı geliştirin. “Acele işe şeytan karışır.” ata sözünü aklınıza getirin.
– Kendinizin, özellikle çocuklarınızın beyninde kötü düşünceleri, olguları, olayları saklamayın. Bu düşünceleri, beyninizden çıkarın ve atın. Böylece olumsuz stresleri kronikleştirmemiş olursunuz.
– Hava koşullarına göre giyinin, vücut ısınızı rahatlayacağınız şekilde ayarlayın. Örneğin havanın sıcaklığından ya da soğuk olmasından etkilenmeyin. Zira sıcak hava insana bunalma (stres), soğuk hava ürperti (stres) verir.
– Sakin bir ortamda göz kapaklarınızı bir süreliğine kapatın. Meditasyon yapın. Böylece strese neden olan etkileşimlere karşı engel koyun ve kendinizi koruyun.
– İş yükünüzü azaltın. Aynı anda birçok şeyi yapmaya mı çalışıyorsunuz? “O zaman stresle yaşıyorsunuz” demektir. Zira taşıyabileceğiniz yükten fazlasını kaldırmaya çalışıyorsunuz. Böyle bir durumda yeniden bir seçim yapın ve size hangisini yapmak daha fazla zevk veriyorsa onu yapın; diğerlerini boş verin.
– Yardımsever ve dostluk canlısı olun. Sosyal çevrenizi geliştirin. Sosyal çevrenizi geliştirin. Düşmanlıktan, başkaları ile sürtüşmekten, aşırıya varan rekabetten kaçının. Böyle bir hayat felsefesi sizi olumsuz stresten korur. Zira başkalarına yardımcı olmak; dostluk, arkadaşlık, başarı ve saygı duygusunu aşılar. Böylece bir hayat tarzında sorunlarınızı samimi olarak anlatma ya da başkalarının sorunlarını anlama imkanı doğar. Böylece başkalarının dertlerini görünce, kendinizinkilerin ne kadar da önemsiz olduğunu anlayabilirsiniz. Bu nedenle daima hiddetten, şiddetten sakının. Kabul edebileceğiniz esneklik sınırlarını olabildiğince geniş tutun.
– Strateji geliştirin. Bazı kişiler sizi gereksiz yere strese sokuyorsa; kim olursa olsunlar, bir an durup kendi kendinize “bunu neden yapıyorlar?” diye sorun. Nedenini tespit edemiyorsanız; kendileriyle açıkça konuşun, soruna ortak bir yol bulun. Gerekirse yeni bir ilişki ve iletişim stratejisi geliştirin. Fakat asla suçlayıcı olmayın. Zira suçlamak olayı yeni boyutlara ve sorunlara götürür.
– Ailenizi bir arada tutun, ailenizle ilişkilerinizi artırın. Annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, teyze ve halanızı, amcalarınızı ve dayılarınızı arayın. Onlarla zaman zaman birlikte olmaya çalışın. Eski aile geleneklerinizi ve paylaşımlarınızı koruyun. En iyi yardımlaşma ve dayanışma gücünüzü ailenizden alabileceğinizi unutmayın.
– Bilginizi ve kültürünüzü geliştirin. Çünkü bilgi bir anahtar ya da pusula gibidir. Sorunlarda, size çözüm kapısını açar, size doğru yolu gösterir.
– Ayağınızı yorganınıza göre uzatın. Yaşam standardınızı, karşılayamayacağınız düzeyde tutmayın. Kendinize hep yüksek standarttaki bir yaşamı model almayın. Arada bir düşük standartta yaşayanların halini gözleyin. Böylece küçük ya da olağan durumları büyüterek mesele yapmayın. Kazancınızın üzerinde harcamalar yapmayın, kendinizi sıkıntıya sokmayın.
– Boş zamanlarınızı değerlendirin. Eğer sık sık “sıkıldım” sözcüğünü telaffuz ediyorsanız, hemen kendinize bir hobi edinin. Örneğin kitap okuyun, spor yapın, müzikle uğraşın, hoşlanacağınız güzel ve yararlı uğraşlarla boş zamanlarınızı doldurun. Zira “sıkıldım” sözcüğü sizi yaşama sevincinden adım adım koparır, stres baskısı altında bırakır ki, bu sözcük sizin için tehlike çanıdır.
– Baş edemediğiniz kronikleşmiş stres halinizde; bir psikiyatriste ya da bir psikoloğa başvurun. Konunun uzmanlarından yardım isteyin. Onların tedavi programlarını uygulayın.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar