EBEVEYN TUTUMLARI VE AKADEMİK BAŞARI

EBEVEYN TUTUMLARI VE AKADEMİK BAŞARI

İnsanoğlu, yaşamı boyunca farklı dönemlerden geçmekte ve fiziksel yapısına, içinde bulunduğu yaşa göre bu dönemlerde farklı özellikler göstermektedir. İnsan hayatını genel olarak çocukluk, gençlik, yetişkinlik, orta yaşlılık, yaşlılık ve ihtiyarlık olmak üzere altı evreye ayırmak mümkündür. Ergenlik dönemi, çocukluğun son döneminden ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe kadar uzanan bir süreci/dönemi kapsamaktadır. Bu dönem içindeki bireyler kendilerini ne

İnsanoğlu, yaşamı boyunca farklı dönemlerden geçmekte ve fiziksel yapısına, içinde bulunduğu yaşa göre bu dönemlerde farklı özellikler göstermektedir. İnsan hayatını genel olarak çocukluk, gençlik, yetişkinlik, orta yaşlılık, yaşlılık ve ihtiyarlık olmak üzere altı evreye ayırmak mümkündür. Ergenlik dönemi, çocukluğun son döneminden ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe kadar uzanan bir süreci/dönemi kapsamaktadır. Bu dönem içindeki bireyler kendilerini ne çocuk ne de yetişkin olarak hissederler. Bu yüzden yeri geldiğinde yetişkin yeri geldiğinde çocuk gibi davranabilmektedirler. Gelişim özelliklerine bağlı olarak ergenlik döneminde fizyolojik, bilişsel, duyuşsal, davranışsal ve sosyal açıdan değişiklikler yaşanmaktadır. Bu değişikliklerin sağlıklı olarak yaşanmasının en büyük etkenlerinden bir tanesi ebeveynlerin tutumlarıdır. Çünkü çocuklar en yakın ilişkisini ailesiyle kurar. Ebeveynin çocuğuna olan farklı tutumlar onların davranış şekillerine, psikolojik gelişimlerine etkisi büyüktür. Çocuğun girişken, sosyal, güvensiz, çekingen, özgüvenli, şımarık, aşırı bağımlı, doyumsuz, sorumluluk sahibi, saldırgan, yaratıcı gibi özelliklerin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle ailelerin bilinçlenmesi, modern ve pedagojik bilgiler doğrultusunda tavır sergilemeleri son derece önem taşımaktadır. Aile içindeki bireylerle çocuğun kurduğu ilişki, çocuğun gelişimini etkileyen en önemli unsur olduğunu söyledik peki çocuğun gelişmesinde hangi aile tutumu önemli bir etkiye sahiptir? Maccoby ve Martin (1983) aile tutumlarını sınıflandırmıştır. Bunlar; Yetkili anne babalar sıcak, ancak disiplinlidir. Çocuğun davranışlarına ilişkin standartları koyar, çocuğun gelişim gereksinimlerine ve yeteneklerine uygun beklentiler geliştirirler.

Özerklik gelişimine ve kendini yönlendirmeye önem verirler. Yetkeci anne babalarda itaate önem verilmektedir. Cezalandırma, katı ve zorlayıcı disiplin önlemlerini kullanırlar. Ev ortamında sözlü iletişim çok kullanılmaz bununla birlikte çocuk kurallara soru sormaksızın uymaktadır. Çocuğun özerkliği kısıtlanmaktadır. İzin verici anne babalar kabul edici ve yumuşak bir davranış biçimi sergilemektedirler. Çocuğa çok fazla davranış özgürlüğü tanırlar bununla birlikte kontrol çocuğun özgürlüğüne müdahaledir ve çocuğun sağlıklı gelişimini engelleyebilir. İlgisiz-kayıtsız anne-babaların çocuklarıyla etkileşimleri ve çocuklarıyla ilgili bilgileri oldukça azdır. Karar verirken  çocuğunun düşüncesine hemen hemen hiç dikkate almazlar.

• Yetkili ailelerde büyüyen ergenler daha sorumlu, daha kendine güvenli, uyumlu, yaratıcı, daha meraklı, sosyal becerileri fazla ve okulda daha başarılıdır.
• Yetkeci evlerde büyüyen ergenler daha bağımlı, edilgin, toplumsal olarak daha yetersiz, daha az güvenli ve daha az meraklıdırlar.
• İzin verici ev ortamlarında büyüyen ergenlerin birçoğu genellikle olgun ve sorumluluk sahibi değildirler, liderlik özelliğini daha az gösterirler.
• İlgisiz-kayıtsız evlerde yetişen ergenlerin birçoğu tepkiseldir ve alkol, madde bağımlılığı, cinsellik gibi yetişkin yaşantılarına erken girme ve suç işleme olasılıkları daha
yüksektir

Diğer bir yandan, özellikle ergenlik dönemindeki çocukların algıladıkları ana baba tutumları ile ebeveynlerin çocuklarına olan tutumlarındaki algı arasında farklılaşma olabilmektedir. Özellikle rehber öğretmenler olarak öğrenci ve ebeveynlerle ayrı ayrı görüşüldüğünde algıdaki farklılaşma çok net görülebiliyor. Çocuk ailesini baskıcı olarak tanımlarken, ebeveynler demokratik bir ortam olduğunu söyleyebilmektedirler. Bunun sebebi olarak ergenlik döneminde aileden uzaklaşıp arkadaşlara yönelme, bilişsel süreçte değişim ve gelişim yaşanması, yaş ve kuşak farkına bağlı olarak algılayış biçimlerindeki farklılaşma sayılabilir. Bu yüzden aileler çocuklarının anlayacakları biçimde aynı dili konuşarak iletişim kurmalı ve ergenlik dönemi özelliklerini bilerek davranmalıdırlar. Ebeveynin, aileden ve içinde bulunduğu çevreden edindiği bilgiler, deneyimler, içinde bulunduğu kültürel yapı ve çocuk yetiştirmekonusundaki inançları, çocuk yetiştirmeyle ilgili tutumları üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. Anne baba kendi anne babasından ne gördüyse çocuğuna da o şekilde davranabilmektedir. Fakat, değişen dünyaya ayak uydurmak hatta onların dünyasına girebilmek kendi kişilik özelliklerimizin dışında davranış sergilememiz gerekebilmektedir. Öğrencilerin ergenlik döneminde hayatlarını büyük ölçüde etkileyecek olan üniversite sınavı ve mesleklerini seçecek olmaları akademik başarıyı daha da önemli kılmaktadır. Özgün çevrenin (anne, baba, kardeşlerden oluşan çevre) ergenlerin başarılarında özellikle akademik başarıları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Akademik başarı, öğrencinin bir yıllık performansını yansıtan bütün derslerden aldığı sınıf geçme notlarının aritmetik ortalamasıdır. Lise öğrencilerinin en rahat başarılarını gösterebildikleri platform okullarıdır. Bir üst döneme geçebilmeleri için okullardaki akademik başarıları hayatlarında önemli bir role sahiptir. Öğrencinin başarısını etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Genel olarak öğrencinin fizyolojik, psikolojik ve toplumsal durum ve koşulları akademik başarısını etkilemesinin yanında aile içinde yetiştirilme tarzı da önemli bir etkiye sahiptir. Yapılan birçok araştırmanın sonucunda yetkili aile tutumunda olan çocukların akademik başarılarının yüksek olduğu, yetkeci ve izin verici aile tutumunda olan çocukların ise akademik başarının düşük olduğu görülmüştür. Çünkü öğrenme ve çalışma isteği zorlayıcı disiplin ortamında gerçekleşemez. ‘’yapmak için yapmak’’ başarı getirmez. İlgisiz, rahat bir aile ortamında ise, motivasyon eksikliğinden, aile tarafından iyi yönlendirilmeme, fırsatlar tanınmamasından yine öğrenciyi başarısızlığa sürükler. Ebeveynler çocuklarının başarılı olmaları için onları cesaretlendirebilir, çocuğun ilgi, yetenek ve kapasitesine göre beklenti oluşturabilir, ödül ceza verebilir, sıcak ve hoşgörü gibi olumlu duygular gösterebilir ve çocukların bağımsızlıklarını destekleyebilirler. Birlikte yaşayan anne ve baba tutarlı davranmalıdır. Buna ek olarak aileler çocuklarında var olan eğilimleri desteklediklerinde çocukların başarma davranışları geliştirmelerinde yardımcı olmaktadır.

KAYNAKÇA
– Akça, Hamdi.: Başarının Sekiz Temel Direği, 1. Baskı, Ankara, Tuğra Yayıncılık, 2002.
– Kulaksızoğlu, Adnan: Ergenlik Psikolojisi, 13. Baskı, İstanbul, Remzi Kitabevi, 2011.
– Yavuzer, Haluk: Ana-Baba ve Çocuk, 16. Baskı, İstanbul, Remzi Kitabevi, 2003.
– Steinberg, Laurence: Adolescence, 2. Baskı, İstanbul, İmge Kitabevi,2007.
– Schunk, Dale H.: Handbook of Self-Regulation of Learning and PErformance, University of North Carolina at Greensboro, 2001.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar