KARNEDEKİ PARMAK İZİ

KARNEDEKİ PARMAK İZİ

Okullar yarıyıl tatiline girerken çocuklara verilen karneye, ya göz ucuyla bakıp kendi günlük sorunlarımıza dönüyor ya öfkeyle onu bağırıp çağırıyor ya da panik yapıp çoçuğu çalışma odasına kapatıyor ve onu test kitaplarına boğuyoruz. Aileler, çocuğun başarısız karneyi eve getirdiği andan itibaren, günlerce onu suçlama yolunu seçiyorlar. Ama bu başarısızlıktaki kendi paylarını sorgulamayı hiç akıl etmiyorlar.

Okullar yarıyıl tatiline girerken çocuklara verilen karneye, ya göz ucuyla bakıp kendi günlük sorunlarımıza dönüyor ya öfkeyle onu bağırıp çağırıyor ya da panik yapıp çoçuğu çalışma odasına kapatıyor ve onu test kitaplarına boğuyoruz.

Aileler, çocuğun başarısız karneyi eve getirdiği andan itibaren, günlerce onu suçlama yolunu seçiyorlar. Ama bu başarısızlıktaki kendi paylarını sorgulamayı hiç akıl etmiyorlar. Ülkemizin çok iyi bilinen bir gerçeği var ki o da ailelerin, öğretmenlerin, eğitim kurumlarının, hepsinden önemlisi de devletimizin öğrencinin dünyasına, öğrencinin penceresinden bakmayı bilmiyor olmasıdır. Eğer bir gün öğrencinin penceresinden onun öğrencilik dünyasına bakmayı başarabilirsek o pencerenin karşısında, o çerçevenin içerisinde sadece öğrencinin olmadığını çok ra- hatlıkla görürüz. Evet, bu dönem sonunda verilen karnede de daha önceki dönemlerde verilen karnelerde de sadece öğren- cinin notları yoktur. O karnelerde bu ülkenin eğitim sistemi, aile içi eğitim hataları, öğretmenlerin sayıca yetersizliği ve sınıfların kalabalıklığı gibi daha nice etkenler vardır.

Bu karnelerde ailelerin gerçekleştiremedikleri hayallerinin etkisiyle yapılan yanlış alan seçimleri ve mesleki yönlendirmelerin etkisi vardır.
Bu karnede, öğrenmenin yerini alan, sadece test çözme anlayışının etkisi vardır.
Ama bu başarısız karnedeki en belirgin parmak izi; bize, ailelere ve eğitimcilere ait olan parmak izidir. Bunu hiç kabul etmesek de kendimize hiç kondurmasak da bu koskocaman bir gerçek olarak karşımızda dur- maktadır.
Peki, kötü karne getiren çocuğa aileler nasıl yaklaşmalı, onunla nasıl iletişim kurmalı?
Ailelerin kötü karneyi iyi karne hâline dönüştürmek için öncelikle şu sorulara doğru yanıtlar vermesi gerekiyor:

–Bu notların zayıf olmasının nedenleri nedir?
–Ben bir veli olarak neleri yaptım, neleri eksik bıraktım?
–Eğitim kurumu (okul-kurs) neler yaptı, neleri eksik bıraktı?
–Öğretmen öğrenci ile yeterince ilgilenebildi mi?
–Öğrenci yapması gerekenleri yapabildi mi?

Bunlar başarısız karnenin şifre- sinin çözülmesine yarayacak olan sorulardır. Eğer bu sorulara doğru yanıt ve doğru çözümler bulunursa sorun çok kısa sürede ve tamamen çözülmüş olacaktır.

Ailenin çocuk ile olan kötü karne konulu iletişiminde çözümsüzlük, suçlama ile başlar. Oysa sorunun nedenlerini ve çözüm yollarını aramak çocuğa yardımcı olmak anlamına gelecektir.

Kötü karne getirdiği için zaten baskı altında olan, suçluluk duygusu yaşayan ve hemen savunma refleksi göstermeye hazır olan çocuğa, ailenin yaklaşım biçiminin pedagojik olması sorunun çözümü yönünde atı- lan önemli bir adım olacaktır.

Çocukla birlikte, onun karne notlarını değerlendirirken “Neden?” sorusu yerine “Nasıl?” sorusunu sor- mak, pozitif iletişim açısından çok önemlidir.
Çünkü “Neden?” sorusu kendi içerisinde bir suçlama ve yargılamayı taşır.
Oysa “Nasıl?” sorusu, çözüm aramayı amaçlayan, yardımcı olma düşüncesini taşıyan bir yaklaşımdır.
Son olarak anne ve babalara şunu hatırlatmak isterim ki çocuk bu kötü karneyi bir günde almadı. Belki yıllar önceden başladı kötü notların alınması süreci. Bir düşünelim bakalım!
Karne bir günde alınır ama için- deki notlar bir ile on iki yıl arasında oluşur.
Eğer geriye dönüp baktığımızda, sadece çocuğun hatalarını değil de kendi hatalarımızı da görebiliyorsak doğru yoldayız demektir.
Çünkü çocuklar bizlerin eseridir. Hatalarında da doğrularında da katkılarımız çoktur.

Karnesi iyi olan çocukların velileri ise özellikle, karnenin de başarının da bir “o an” durumu olduğunu, yani iyi karnenin bir sonraki başarının göstergesi olamayacağını çocuklarına hissettirmeleri gerekmektedir.

Hoşça kalınız.

Yazılar

Yorumlarınız Bizim İçin Önemli

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli Alanlar * ile işaretlidir. Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yanıttan vazgeç

Son Yazılar

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar